25 Nisan 2011 Pazartesi

Vendetta Serisi (I-II-III)

Vendetta I

Kafasında sorular
Namlu ağzında mermi
-Alacağı intikam
Acaba mukadder mi? -

Geçirdiği o yıllar
Dövmüş onu örsünde
İntikamı çarpıyor
Kalbi değil göğsünde

Kin bürümüş gözünü,
Öfke, almış yürümüş!
Nefreti yeşerdikçe
Merhameti çürümüş

İnsan değil o asla!
Kendi bile biliyor...
Andıkça geçmişini
Hafiften irkiliyor

Kan çanağı gözleri
Heyhat... Dönmüş bir kere!
İşte gidiyor adam
Hiç dönmemek üzere

Baskın verecek birden
Ummadığı bir anda
Arındırıp ruhunu
Hasmından akan kanda

-Capcanlı bir yaz günü
Neşe dolu havası
Aldırmazsınız,varsa
Serde bir kan davası-

Eziyor çiçekleri
Sürgünleri kırıyor,
'Çık karşıma! Erkeksen! '
Genç adam haykırıyor

Seyrediyor bir süre
Soğukluğuyla buzun
Dikilip karşısına
Hasmını uzun uzun...

Bir ses diyor ki ona
'Derdinin devası bu
Sakın korkma, acıma,
Ulan, kan davası bu! '

...

Ve bir şair diyor ki
Hatırlayıp o günü:
'Boşalttı yüreğini
Boşalttı şarjörünü...'


II: Fedai

-Bir Türkçü fedainin manzarasıdır-

Bana benim çektiren
En büyük işkenceyi;
Uzaklardan bir siren
Böldüğünde geceyi:

'Peşimde aynasızlar,
Yanıp sönen yıldızlar! '

Tutuklayacaklarmış!
Ben bende tutukluyum
Katlime ferman varmış
Isınıyormuş suyum:

'Ben zaten öldüm beyim
İki kez mi öleyim? '

Anısı hala gitmez
Baş ucumda hayalet
Kendi kendime ilk kez
İşlediğim cinayet

'Ben beni öldürmüştüm
Ağır gelince yüküm...'

Hasmım! Kendine kıyan
Sana acır mı sandın?
Hele birazcık dayan;
Biliyorum usandın

Korkuyla yaşamaktan,
Ölmeliydin sen çoktan!

Sabret şu polisleri
Atlatayım da sonra
Gelir kanı pisleri
Temizlemeye sıra...

'Yaşamam lazım komser!
Bana biraz izin ver...'

Barikatın ardına
Sıyrılıp geçeceğim...
Doldurup boş kovana,
Kanını içeceğim!

Haykıracağım:'Korkak!
Ölürken yüzüme bak! '

...


Evet hakim bey, bendim
O pisliği öldüren
Ve senin de efendim
Dolduğu zaman süren

Kusacak sana bir el
Barut kokan bir ecel!

Çünkü biz bu toplumun
Vicdanıyız, sesiyiz...
Ensenizdeyiz, korkun!
Ölümün nefesiyiz!

Bizler; fedaileriz:
Kan içer adam yeriz!

Diriliriz milyonla
Biz, bir kere öldük mü!
Haydi sehpaya yolla
Kır kalemi ver hükmü!

Yüzüne güleceğim!
Huşuyla öleceğim...

...

Yıllar sonra bir şair
Aynı zındanda çile
Doldururken yerde bir
Not buldu Azrail'e:

'Onu bir görebilsem
Sonra gelsen de, ölsem...'


III: Yargıç

İlk bombayı patlattığında,türkü söylüyordu:

'Biz bozkır çocukları adam yer kan içeriz
Öfkemize set midir kul yapısı bir duvar
Kanınıza girersek şad olun ki Türk'üz biz
Sayemizde ölmenin şerefli bir yolu var...'

Duvar yıkılmış, ev ve içinde yuvalanmış alçak savunmasız kalmıştı. Davranma vaktiydi, kulağı uğul uğuldu öfkeden, yine de, içinde 'insan'a duyduğu ufak bir merhamet kalmıştı. Onu bastırması lazımdı tetiği çekmeden; ihlasla yapılmayan amel, ibadet kabul edilmezdi çünkü. Öldürürken içinde en ufak merhamet duyarsa, katil olurdu, infazcı değil.

-Fedai'nin iç sesidir-

Belimde altıpatlarım -Tanrı ben miyim yoksa? -
Gözlerimi kan bürümüş -Rüya mı bu gördüğüm? -
Kulağımda merhametim -Yakamı bir bıraksa
Bir kesilse fısıltısı... Bir çözülse şu düğüm! -

On yıl önce bin yıl sonra ne fark eder! Hepimiz
Tadacağız bu acıyı -Merhamet! Düş yakamdan! -
Hükümlerim ilahidir -ne savunma, ne temyiz!-
Gelen sorgulanmaz elçi kılındığım makamdan...

Kavi çelik hamur olur bu hükmün bıçağında
-Af diler intikamından Hüseyn'in yezidiler-
Hesap günü erişende, ulu divan çağında
Korkak merhamet gösterir,korkak merhamet diler!

M. Bahadırhan Dinçaslan

ve bir alıntı:

'Bu hakimler veremez hükmünü bu celsenin
Hazır olun BOZKURTLAR hüküm sırası sizin! '

Meraklısına notlar:

İntikam ve kan davası konularının irdelenmesi, belki "Şehrin Azizleri" filminden mülhem, sıradan bir intikam arzusunun git gide kamuya adanmış bir vicdan manifestosuna dönüşmesi. Bir de; ilerde bir Türkçü direniş olursa, Türkçü militanların geceleri okuyup kendilerini bulabilecekleri, dara düştüklerinde mırıldanabilecekleri bir şeyler yazma hevesi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder