14 Mayıs 2026 Perşembe

Yaşayan Ülkücülere Ağıt

"Günler evine gitti."
Babaannem

Sofralar kurardık bir zaman sana
Kahkahamız Çin'den duyulur muydu?
Çekik gözler bir bozkırdan aşina-
Bir akşamlık ilaç yalnızlığına.
Sonunda şeytana uyulur muydu?
Sabahlara kadar kafa çekerdik,
Meçhul atlaslara tohum ekerdik,
Pervamız mı vardı ölümden yana?

Sen beni tanırdın elbet ben seni.
Konuşmasak bile o günden önce
Bin yıllık bir sohbet hissidir hani-
İnsan ortasında bulur kendini.
Elden ele gezen asırlık günce:
Bir senden bir benden uzun paragraf,
Ezeli bir telaş - ebedi araf,
Bakiyse macera, kahraman fani.

Güzeldi ve bizim hikâyemizdi.
Her birimiz birer filim yıldızı,
Her replik hem aynı hem de eşsizdi.
Babânnemin duasınca temizdi,
İtiraf edelim fakat birazı,
Kirliydi dedemin vicdanı kadar.
Her birimiz hasılata hissedar
Bu hikâye bütün sermayemizdi.

Beşiğinde ölen bebeğin ruhu
Söyler misin bana nereye gider?
Tertemiz düşlerin var mıdır Nuh'u?
Toplayıp aşarak tılsımlı kûhu
Üçlere, kırklara emanet eder.
Bir kanatlı kayık, ufukta soluk
Bir muhayyel diyar - sonsuz duruluk
Bir ebedi endişenin vuzûhu.

Bizim gözümüzde bebekler öldü.
Bir pınar kurudu bakışımızda.
Geri gelmez kervan safa düzüldü,
Ardımızdan kor dudaklar büzüldü,
Sessiz ve törensiz bir ince veda-
Baktılar ama hiç ağlamadılar,
Son gölge ufuktan yitene kadar,
Yar ağlamayınca ırakip güldü.

Korkarım sabaha çıkamaz artık
Göğsümüzde hırıldayan o bozkurt.
Kuduzdan beter bu layemut açlık,
Ağzımız toz çorak bağrımız yanık,
Feri kaçmış gözler ve çökmüş avurt,
Ciğerimiz topak topak veremli,
Belki bir anamız gözleri nemli,
Kalmıştır bizlere diyecek: "Yazık..."

Şimdi hilâlimiz bir meşum kanca
İbret için dara çekiliyoruz.
Arşiv kaydımızda epey sakınca,
Yaftamızda küf bağlamış bir gonca,
Bir çölde öylece dikiliyoruz:
Yıldızımız gayrı kervankırandır.
"Kandır" diyor "beni kanına kandır!"
Tetiğini bozduğumuz tabanca.

Bizi boğan sicim düşlerimizden
Ve ülkünün züfülünden örüldü
Tespihler millenir dişlerimizden
Cariye seçtiler eşlerimizden
Kul oldu oğlumuz sapa sürüldü
Mahşere dek söylenecek şor oldu
Ağıtsızlık ki hepsinden zor oldu
Yâda nam devşirdik işlerimizden.

Bir sazak toplayıp götürdü, günüm
Ölen bebeklerin evine gitti.
Yarınımı boğdu uğursuz dünüm,
Okuntular süslediğim düğünüm,
Cenaze namazı faslıyla bitti.
O sofranın akıbeti bu muydu?
Değil Çinli, kardeş bizi kim duydu?
Biz bile duymadık bizi, üzgünüm.

Şimdi ben bir fırsat dikizliyorum.
Kalbimin en ücra yerine, ıssız
Bir yetimin kinini gizliyorum.
-Rüyamda yatağan temizliyorum-
Yadıma düşünce şimdi soframız
Gün şavkı vurur ya Kuray düzüne
Bir filim vuruyor göğün yüzüne
Cehennemden cenneti izliyorum.

Bahadırhan Dinçaslan


23 Mart 2026 Pazartesi

Gence Yolunda

"Gəncə'də bir qız var, teli durnadı,
Günəşə sən çıxma, mən çıxım deyir!"

Gence'ye giderem yüküm çiçekti
Qafqaz'ın omzunda Gence pürçekti
Düşününce Gence bir vaxt ne çekti
İnsan silinseydi yaddaşım deyir

Canı tez bir kısrak şimdi hayalım
Gence'ye varınca yuları salım
Gence'nin kızını oğluma alım
Kucağın yüzükse men kaşım deyir

Cavad'ın türküsü öz bulağında
Akar durur Gence'nin dudağında
Sadası akseder Qafqaz dağında:
Bahadır hardasan gardaşım deyir

M. Bahadırhan Dinçaslan

29 Ocak 2026 Perşembe

Erenler

Kalbimde kapkara mühür kapılarım kapandı
Nasip değilmiş kuluna yedi menzil yolculuk
Karşı kıyıda -nihayet- bir titrek kandil yandı
Elveda bahrine girdi -nihayet- seyr-i süluk

Ruhumda bir zemberek var saatleri sayılı
Tayy-ı zaman benim işim çağlar atlayacağım
Parmaklarımda bir fitil ruhumun muttasılı
Son sigaram bitince gör: Nasıl patlayacağım!

Bana nasip olmaz kıyam ki nefsime nispetle
Bedenim çoktan çürüdü: Gassal yedinde meyyit
Necatıma ümidim yok ikrah ve şikayetle
Sol omzuma sürgün düşen zavallı melek şahit

Yatağımda ölmem muhal bir beddua almışım
Sivriltip temren taktığım mahzun zeytin dalından
Buzul kesen kalbim gibi gelse gerektir kışım
Bir sabahın müştakıyım mağribin kızılından

Pir-i mugan sakalından ağulamış bademi
Çıktım kırklar makamına zehir kustum, erenler
Gaybın meçhul ricalinden isteyip müsa'demi
Kendimi dinlemek için artık sustum, erenler.

M. Bahadırhan Dinçaslan

8 Ocak 2026 Perşembe

Lazımsa

"...Bize vacib Kemal efzayiş-i sabr ü metanettir
Felek de her cefasın eylesin müzdad lazımsa."

Oluruz ger tebenniye fethi Murad lazımsa
Buluruz her Süleyman'a bir Belgrad lazımsa

Meyus olma ki layığın bu beyaban değildir
Arş'ı fethedelim ey Türk sana bilad lazımsa

Payinde bulur mesnedin ahkam-ı ehl-i vatan
Kalk kıyama öz kuyunda bir istinad lazımsa

Ağnama etsin iktida layık mı ki serahin?
Öz deden yeter kudveye kavl-i ecdad lazımsa

Üfle Sur senin elinde gözle sensin alamet
Fehmet sensin sahip-kıran halka müjdad lazımsa

Uyuma hab-ı gaflettir ağulanıp yattığın
Sancağa bak yol bulmaya şayet ferkad lazımsa

Tabl-ı mah-ı hab-avere çub-ı dübb-ü asgarı
Urayım uyandırmaya ger serenad lazımsa

M. Bahadırhan Dinçaslan

8 Temmuz 2025 Salı

Oniki

-Metan gazıyla boğularak şehit olan 12 kahramana dair yapılan haberlerin kahrıyla-



On iki resim gördüm çok uzaktan çekilmiş
Küçük harflerle adlar: Mahsun, Özkan ve Kani
Gazeteler bir ağız basmakalıp sitayiş
Özden bir laf etmeye değmezler miydi yani?

Celalettin'in adı yanlış geçmiş kayıda
Böyle harcıalem mi bu ülkede boğulmak?
Yaşayanlar bağrıyor: Vatan sana can feda!
Ve feda edilenler: Sönmüş on iki ocak

İncedereli Avşar - Ümit biraz tanıdık
Ege'nin bilmiyorum oğlu kızı var mıydı?
Gerçi bilip bilmemem fark etmiyor ki artık:
Canım ülkem Türkiyem, evlatlarına kıydı

Elimiz boşa geldi uykuda mı bastılar?
Hani düşman değildi mağara çakalları?
Ahmetlerin evine iki bayrak astılar
Enver'imin kabrinde uzamış sakalları

Abdurrahman ve Fikret Furkan'ın peşindeler
Emretse evelallah ölürler icabında
Fakat böyle bir ölüm - can yakar ciğer deler
Bir zehir sızıyor bu gerçeğin hicabında

Kursağımda göllenir acı sitemli bir su
Tüküremem yutamam gark olurum bu hınca.
Biz öldürdük onları ne baskındır ne pusu-
Dostu düşman düşmanı dostumuzdan sayınca.

M. Bahadırhan Dinçaslan

22 Ekim 2024 Salı

Türkiye Türklerindir

Türk'e ölümden öte köy yok herkes bilecek.
Türk'e kefen göklerin yüzünden biçilecek.
İtilafa kalkan baş, Kürt'e mi eğilecek?

Kafan basmaz zorlama, bu mevzular derindir.
Yalnız şunu bil yeter: Türkiye Türklerindir!

Kuduz ağzında köpük tehditler saçıyorsun,
Karşı gelince kuyruk kıstırıp kaçıyorsun,
Kaşımız çatılınca altına sıçıyorsun

Sor dostuna hatırlar Ege biraz serindir
Bu mevsimde yüzülmez - Türkiye Türklerindir!

Çık meydana görelim kim peşrev tutar sana.
Gel! Bin yıldır yüreğim kin ile atar sana.
Vur! Göğsümde gül biter dikeni batar sana

Benden bayrak boşanır senden akan irindir
Git bir delik bul yaşa - Türkiye Türklerindir!

Bahadırhan Dinçaslan

1 Temmuz 2024 Pazartesi

Turancının Ağıdı

-Tayfun Tanju Kara'ya-

Hilaline yaklaşınca feleği gezen yıldız
Bozkırın boşluğunu doldururdu naramız
Şimdi içimizde deşt-i Kıpçak misli ıssız
Bir boşlukla dönüyoruz evimize, ne hazin!

Demek çok yoldaş gömdüler bozkıra yakın ırak
Göç edenlerin peşinden bakışları pek çorak
Gün yanığı ataların ukdelerle dolarak
Kısıldı çekik gözleri ardı sıra o izin

Yarın yine teyellenir yıldızlar bir sicime
Bengi sahipkıranımız görünür müneccime
O dem yazıklanır gönül evvel giden izcime
Gök rengini göremeden aradığı denizin

Şimdi kahkahanı Timur, Tunga, Költigin duysun
Kefeninde kam tılsımı ruhunda kadim efsun
Tanrılara güvey oldun - sağdıçların hep mahzun
Er adınla erdeminle bir yaşamdır çeyizin.

...


Sarkık bıyıklar titreşir başında bir mezarın
Her ne kadar gebeyse de zaferimize yarın
Kesilen bir yankı gibi göçen Turancıların
Ardından bir bozkır büyür içinde kalbimizin.

Bahadırhan Dinçaslan