30 Eylül 2020 Çarşamba

Elentári



Bedeni bir kız çocuğu ruhu tarihle yaşıt
Dilinde öksüz terennüm tan yerine bir ağıt:
Ey Türkistan! Ne meskenin kalmış ne kalmış yadın

Dudağında süt lekesi bulutların elinden
Gözyaşların yıldız tozu göklerin kızısın sen
Gözlerinde bu elem ne - neden ihtiyarladın?

Korkma tünden, karanlıktan, bahtı meçhul yarından
Günün feri çekilse de kısık kapaklarından
Aç gözünü, ışık sensin! Yanağında ay aydın

Yeşerir parmaklarında boynu bükülmüş çiçek
Doğudan bir yel esince yıldızın yükselecek
Karayelin örsesinde kırılsa da kanadın

Annendir, göğün yüzünde maveradan bu yana
Kırpışır belli belirsiz uzaktan Türkistan'a
Yıldızların arasından gülümseyen bir kadın

M. Bahadırhan Dinçaslan

24 Eylül 2020 Perşembe

Elaine




Deniz tuzuyla sırlanmış incilerin köpüğü
-Biliyor kendisi değil bir rüyadır gördüğü-
Aynasının arkasında raksediyor iblisler

Kıvrılıyor kirpikleri bir yağmur duasına
Bir kurumuş fidan gibi şömine şuasına
Ram oluyor parmağının ucundan çıkan sisler

Sarınca duman kulenin köhne köşelerini
Ürpertiyor dudağının müphem raşelerini
Etek ucunda uğursuz kıpırdayan kavisler

Hatifin meşum gölgesi cama vurunca gene
Karanlıktan uzanıyor bir kıskaç, bir mengene
Kıstırıyor midesini epey tanıdık hisler

Ne zaman aynaya baksa inci köpüğü camda
"Dön de bir bak! Dön de bir bak!" can yakıcı makamda
Bir uğursuz terennümle fısıldıyor akisler

M. Bahadırhan Dinçaslan

1 Eylül 2020 Salı

Üç Kedi Yavrusuna Ağıt

 -Oğlumuz Camuka'nın doğar doğmaz ölen üç yavrusunun ardından, sevgili eşimin 'ağıtsız, kimsesiz gibi ölmesinler!' demesinin ilhamıyla-

İnsan yavrusu değilsen yavru olmak, ne acı!
Ceylan olsanız vururdu sizi bir menfur avcı
Kuş olsanız takılırdı ökseye kanadınız

Minik tırnaklarla açıp göğün yüzünde yara
Özünüz yıldız tozuydu uçtunuz yıldızlara
Belki üç yıldızdan mülhem konacaktı adınız

Yumuk buruşuk gözlerle varınca huzuruna
Allah'ın yüzü buruştu kendi tasavvuruna
Lanet etti öz eline - neden yaşamadınız?

Üçer nefes aldınız mı, bilmiyorum, ben size
Bir nefeslik terekemden söyledim üçer dize
Bir sıcak yuvaydı yalnız bizlerden muradınız.

M. Bahadırhan Dinçaslan