10 Şubat 2014 Pazartesi

Mişli Geçmiş Zaman

-Nihil novi sub sole-*

Sigaralar öksüz kalmış tablada
Son nefes beyhude alıp verilmiş
Burda gün doğarken orda, sılada
Akşamın yanına yarim serilmiş

Uzanmış da sarmış aşkla geceyi
Gözler kapanalı olmuş epeyi
Burda ben dinlerken uzak kuzeyi
Güneyde kıpkızıl güller derilmiş

Bir anlamı varsa bu sabahların
İlk defa yenidir gelecek yarın
Güneşin altında eski esrarın
Taptaze sırrına bugün erilmiş

M. Bahadırhan Dinçaslan

Nihil novi sub sole: "Güneşin altında yeni bir şey yok."

Özlemimi bir de saat farkı yaratacak kadar uzak bir gurbete düşmüş adamın gözünden anlatayım dedim. Bu veçhile bu şiir, Rusya'daki kardeşim Koca Furkan Dinçaslan'a ithaf olunur.



4 Şubat 2014 Salı

Girdâb Gazeli

Kâ’be olmasa kapun ay ile gün leyl ü nehâr
Eylemezlerdi tavâf ol güzeri döne döne
Necati Bey

Girdâb Gazeli

Zikr-i cehri etsem ism-i dilberi döne döne
Desem ey büşra-yı bahar gel beri döne döne

Setr-i nakş-ı sühan ile hafi kıldığım sırrın
Aksi çınlatsa âbar-ı aferi döne döne

Ben pervane acep midir gerdan-ı ateşiyim
Farzdır tavaf beyt-i âtâ-averi döne döne

Râhın revanıyım yarın yar gözümden revandır
Girdab olmuş bir ben benden içeri döne döne

Duydun mu duht-ı merdümün bu ademde tesirin?
Sarar manend-i duhter-i rez seri döne döne

Neshi misl-i peygamberdir neshinde evvelinin
Rind-i aşkındır bozuyor ezberi döne döne

M. Bahadırhan Dinçaslan

Sözcükler:
Zikr-i cehri: Sesli zikir, bazı tasavvuf akımlarınca benimsenmiştir.
Büşra: Müjde
Setr-i nakş-ı sühan: sözlerin, kelamın nakşı ve süsüyle örtmek
Hafi: Gizli (bir de zikr-i hafi vardır, zikr-i cehrinin karşıtı)
Âbar-ı afer: Yeryüzünün kuyuları. Meşhur "içinde saklayan sırrı kuyuya söyleyen adam" mitosuna gönderme.
Pervane: Bir ateşin etrafında dönmesiyle meşhur böcek.
Gerdan: Dönen
Beyt-i âtâ-aver: ihsan veren ev. Beytullah, yani Kabe
Rah: Yol
Revan: Giden, akan
Benden içeri: Yunus'un meşhur "beni bende demen ben bende değil / Bir ben vardır bende benden içeri" deyişine gönderme.
Duht-ı Merdüm: İnsan kızı
Duhter-i Rez: Üzüm kızı, şarabın lakabı. Nedim'in ""destide duhter-i rez destde duht-ı merdüm / kime el verdi felek böyle begim dünyada" yani "testide üzüm kızı, elde insan kızı / felek kime böyle bağışta bulunmuştur?" dizelerine gönderme.
Manend: Benzer
Neshetmek: Kaldırmak, geçersiz kılmak
Rind: Dünyaya aldırmayan
Neshi: Mahlasım