"Mıstarlı kağıd üzre yazıp nazmı gûyiya
Teşyi' eder eda-yı kalem nerdübâna dek"
Nedim
Ab-ı revan-ı eşk-i gül akar bir ummana dek
Sahilinde ah-ı bülbül ağar asumana dek
Hicrime serab-ı Musa hüsn-ü cemal-i beyza
Busuma arz-u mevuddur lebden ebruvana dek
Misl-i Sümmani dört bucak yedi iklim takibim
Serencamı hacc-ı mebrur vasl-ı Bedehşan'a dek
Hak-i pay-i şerifine nail olmaya, lebbeyk!
Diz üstünde gelem kuh-i kaftan ta ravzana dek
Esma-yı aliheyle bir adın anmak küfr ise
Koşar sıratta dil mesrur ateş-i suzana dek
Cuşiş-i derya-yı tab-ı Neshi daha mevcinden
Nice dürer ihsan eyler sen benim olana dek
M. Bahadırhan Dinçaslan
Hece vezni ile gazeller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hece vezni ile gazeller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Kasım 2014 Cumartesi
7 Eylül 2014 Pazar
İnci Gazeli
Gene ol sultan-ı huban nazından nişan verir
Gamzesinden çeşm-i mürde misl-i İsa can verir
Bir tekvin-i nev-mezamin dem-be-dem her edası
Sühan-ı aleme ol bût keremden ihsan verir
Nazar edene şefaat kadd u kameti el hak
Nazar ettiğine bahş-ı asman hüsn ü an verir
Va hayfa kim bi-vefadır ne sunar mey-i lâli
Ne özgeden kan dil-i zar demeye imkan verir
Kavl-i ezel zâl-i felek hasid-i nev-civandır
Rah vermez merhamet vermez yar-i girizan verir
Gam yeme ey dil-i pür-gam adl u vaad-i hakktır
Dağına göre kar veren yükünce tüvan verir
Neshi! Sabreyle kim cevre, sabır ehline umman
Ciğeri yeterse ahir dürr-ü nurefşan verir
M. Bahadırhan Dinçaslan
Gamzesinden çeşm-i mürde misl-i İsa can verir
Bir tekvin-i nev-mezamin dem-be-dem her edası
Sühan-ı aleme ol bût keremden ihsan verir
Nazar edene şefaat kadd u kameti el hak
Nazar ettiğine bahş-ı asman hüsn ü an verir
Va hayfa kim bi-vefadır ne sunar mey-i lâli
Ne özgeden kan dil-i zar demeye imkan verir
Kavl-i ezel zâl-i felek hasid-i nev-civandır
Rah vermez merhamet vermez yar-i girizan verir
Gam yeme ey dil-i pür-gam adl u vaad-i hakktır
Dağına göre kar veren yükünce tüvan verir
Neshi! Sabreyle kim cevre, sabır ehline umman
Ciğeri yeterse ahir dürr-ü nurefşan verir
M. Bahadırhan Dinçaslan
Etiketler:
Hece vezni ile gazeller,
M. Bahadırhan Dinçaslan,
Umman Gazeli
9 Temmuz 2014 Çarşamba
Gelir Geçer
"Vermez selam ol serv-i hıraman gelir geçer
Yollarda ömr-ü aşık-ı nâlân gelir geçer"
Nazım
Gelir Geçer
Ömür bir yürük semai şitaban gelir geçer
Tar bir mest mutrib elinde nim sofyan gelir geçer
Bir hoş sada bırakmaya bu kubbet'ül bakide
Avaze-i Elest acem-aşiran gelir geçer
Sanma ki mutad üzredir güzerinde afitab
Yar gecemden misl-i mah-i dırahşan gelir geçer
El açıp rahm dileyende salat-i seher Hakk'tan
Şirk midir hatrımdan zıll-i mihriban gelir geçer
Nazeninim tehir etme bundan artık teşrifin
Korkarım ki sen gelmeden şemistan gelir geçer
Nasıl şita dest urunca gül-i handan bunlanır
Zal-i felek sema döner hüsn ü an gelir geçer
Neshi nigehban oluptur şehrin küçelerine
"Pervazımdan yarim acep ne zaman gelir geçer?"
M. Bahadırhan Dinçaslan
Yollarda ömr-ü aşık-ı nâlân gelir geçer"
Nazım
Gelir Geçer
Ömür bir yürük semai şitaban gelir geçer
Tar bir mest mutrib elinde nim sofyan gelir geçer
Bir hoş sada bırakmaya bu kubbet'ül bakide
Avaze-i Elest acem-aşiran gelir geçer
Sanma ki mutad üzredir güzerinde afitab
Yar gecemden misl-i mah-i dırahşan gelir geçer
El açıp rahm dileyende salat-i seher Hakk'tan
Şirk midir hatrımdan zıll-i mihriban gelir geçer
Nazeninim tehir etme bundan artık teşrifin
Korkarım ki sen gelmeden şemistan gelir geçer
Nasıl şita dest urunca gül-i handan bunlanır
Zal-i felek sema döner hüsn ü an gelir geçer
Neshi nigehban oluptur şehrin küçelerine
"Pervazımdan yarim acep ne zaman gelir geçer?"
M. Bahadırhan Dinçaslan
Etiketler:
Gelir Geçer,
Hece vezni ile gazeller,
M. Bahadırhan Dinçaslan,
Şiir
4 Şubat 2014 Salı
Girdâb Gazeli
Kâ’be olmasa kapun ay ile gün leyl ü nehâr
Eylemezlerdi tavâf ol güzeri döne döne
Zikr-i cehri etsem ism-i dilberi döne döne
Desem ey büşra-yı bahar gel beri döne döne
Setr-i nakş-ı sühan ile hafi kıldığım sırrın
Aksi çınlatsa âbar-ı aferi döne döne
Ben pervane acep midir gerdan-ı ateşiyim
Farzdır tavaf beyt-i âtâ-averi döne döne
Râhın revanıyım yarın yar gözümden revandır
Girdab olmuş bir ben benden içeri döne döne
Duydun mu duht-ı merdümün bu ademde tesirin?
Sarar manend-i duhter-i rez seri döne döne
Neshi misl-i peygamberdir neshinde evvelinin
Rind-i aşkındır bozuyor ezberi döne döne
M. Bahadırhan Dinçaslan
Sözcükler:
Zikr-i cehri: Sesli zikir, bazı tasavvuf akımlarınca benimsenmiştir.
Büşra: Müjde
Setr-i nakş-ı sühan: sözlerin, kelamın nakşı ve süsüyle örtmek
Hafi: Gizli (bir de zikr-i hafi vardır, zikr-i cehrinin karşıtı)
Âbar-ı afer: Yeryüzünün kuyuları. Meşhur "içinde saklayan sırrı kuyuya söyleyen adam" mitosuna gönderme.
Pervane: Bir ateşin etrafında dönmesiyle meşhur böcek.
Gerdan: Dönen
Beyt-i âtâ-aver: ihsan veren ev. Beytullah, yani Kabe
Rah: Yol
Revan: Giden, akan
Benden içeri: Yunus'un meşhur "beni bende demen ben bende değil / Bir ben vardır bende benden içeri" deyişine gönderme.
Duht-ı Merdüm: İnsan kızı
Duhter-i Rez: Üzüm kızı, şarabın lakabı. Nedim'in ""destide duhter-i rez destde duht-ı merdüm / kime el verdi felek böyle begim dünyada" yani "testide üzüm kızı, elde insan kızı / felek kime böyle bağışta bulunmuştur?" dizelerine gönderme.
Manend: Benzer
Neshetmek: Kaldırmak, geçersiz kılmak
Rind: Dünyaya aldırmayan
Neshi: Mahlasım
Eylemezlerdi tavâf ol güzeri döne döne
Necati Bey
Girdâb Gazeli
Zikr-i cehri etsem ism-i dilberi döne döne
Desem ey büşra-yı bahar gel beri döne döne
Setr-i nakş-ı sühan ile hafi kıldığım sırrın
Aksi çınlatsa âbar-ı aferi döne döne
Ben pervane acep midir gerdan-ı ateşiyim
Farzdır tavaf beyt-i âtâ-averi döne döne
Râhın revanıyım yarın yar gözümden revandır
Girdab olmuş bir ben benden içeri döne döne
Duydun mu duht-ı merdümün bu ademde tesirin?
Sarar manend-i duhter-i rez seri döne döne
Neshi misl-i peygamberdir neshinde evvelinin
Rind-i aşkındır bozuyor ezberi döne döne
M. Bahadırhan Dinçaslan
Sözcükler:
Zikr-i cehri: Sesli zikir, bazı tasavvuf akımlarınca benimsenmiştir.
Büşra: Müjde
Setr-i nakş-ı sühan: sözlerin, kelamın nakşı ve süsüyle örtmek
Hafi: Gizli (bir de zikr-i hafi vardır, zikr-i cehrinin karşıtı)
Âbar-ı afer: Yeryüzünün kuyuları. Meşhur "içinde saklayan sırrı kuyuya söyleyen adam" mitosuna gönderme.
Pervane: Bir ateşin etrafında dönmesiyle meşhur böcek.
Gerdan: Dönen
Beyt-i âtâ-aver: ihsan veren ev. Beytullah, yani Kabe
Rah: Yol
Revan: Giden, akan
Benden içeri: Yunus'un meşhur "beni bende demen ben bende değil / Bir ben vardır bende benden içeri" deyişine gönderme.
Duht-ı Merdüm: İnsan kızı
Duhter-i Rez: Üzüm kızı, şarabın lakabı. Nedim'in ""destide duhter-i rez destde duht-ı merdüm / kime el verdi felek böyle begim dünyada" yani "testide üzüm kızı, elde insan kızı / felek kime böyle bağışta bulunmuştur?" dizelerine gönderme.
Manend: Benzer
Neshetmek: Kaldırmak, geçersiz kılmak
Rind: Dünyaya aldırmayan
Neshi: Mahlasım
Etiketler:
Girdab Gazeli,
Hece vezni ile gazeller,
M. Bahadırhan Dinçaslan,
Neshi,
Şiir
16 Ocak 2014 Perşembe
Avaze-i Elest
Gel ey sultan-ı hubanım elestîden müştakem
De sahba-yı âlihede men bir kırık zevrakem
De sahba-yı âlihede men bir kırık zevrakem
Ferahnak fasıllar raksı mutrıbin tellerinde
Hanendeler mene handan men zavallı gamnâkem
Hanendeler mene handan men zavallı gamnâkem
Her necmine birer melek yoldaş etmiş de Hüda
Feriştemden cüda düştüm men bedbaht-ı eflakem
Feriştemden cüda düştüm men bedbaht-ı eflakem
Meyinden tadalı beri adın aydur hu derem
Sefa kılsan razı cefa etsen ram-ı firakem
Sefa kılsan razı cefa etsen ram-ı firakem
Gam mıdır ez-cümle alem tekzib etse hikemin
Duymam, görmem, bilmem derim etrak-ı bi-idrakem
Duymam, görmem, bilmem derim etrak-ı bi-idrakem
M. Bahadırhan Dinçaslan
Sözcükler:
Sultan-ı huban: Sevgililer sultanı, güzeller sultanı
Elestî: Elest meclisi, inanışa göre tanrının ruhları cisme
bürümeden topladığı meclis. Eski gelenekte, müziğin lakaplarından biri de, “avaze-i
elest” yani “elestin sesi”dir.
Müştak: Özleyen, arzu eden
Sahba: İçki içilen platform.
Alihe: İlahlar
Zevrak: Şişe
Ferahnak: Bir musiki makamı, “ferahlık içeren” gibi bir
anlamı var
Mutrib: Sazcı
Hanende: Şarkıcı
Handan: Gülen
Gamnak: Gamlı
Necm: Yıldız
Ferişte: Melek
Cüda: Ayrı
Bedbaht: Şanssız, kötü talihli
Eflak: Gökler
Hicr: Ayrılık
Şak: Parça, yarık, surede “inşakka” (yarıldı) olarak
geçiyor.
Şek: şüphe
Fariğ: Alakasız, öte
Taib-i bihude: Boş yere tövbe eden
Zahid-i zerrak: İki yüzlü ibadet eden kimse
Aydur: Eski Türkçe “aytmak” söylemek anlamına gelir. Halk
şairleri vs. bu yüzden “aydur”, “eydür” derler, “Yunus Emre aydur”: “Yunus Emre
söyler ki”
Ram: itaat eden
Firak: Ayrılık, ayrılık acısı
Tekzib: Yalanlamak
Hikem: Hikmetler
Etrak-ı bi-idrak: İdraksiz, anlayışsız Türk(ler)
[1] Ahmed u
Kamer meseli: “Saat erişti ve ay ikiye bölündü” diye başlayan Kamer suresine
gönderme.
[2] Nef’i’den
sevdiğim bir kullanım: “Ne taib-i bihude, ve ne tevbe-şikestiz” yani “ne
boşyere tövbe eden, ne tövbesini bozanız.” Dize sonundaki zerrak da, Kaygusuz’un
“Ben bu zerrak sofulardan başkaca şeytan bilmezem” deyişinden mülhem.
Etiketler:
Avaze-i Elest,
Hece vezni ile gazeller,
M. Bahadırhan Dinçaslan
8 Eylül 2013 Pazar
Müşrik
Zamana yemin olsun ki uşşaka hüsran yoktur
Zira bir dem halk olana bir daha nisyan yoktur
Benim ahım ayet ayet ağar arşa, dilara!
Aksi çınlar o buudda ki zaman mekan yoktur
Yevm-id-dine dek nücum-u asumanı o yakar
Elestîden beri bundan özge kehkeşan yoktur
Melül oluptur ez-cümle levh-i mahfuz kârisi
Kelam-ı Hakk'a nazire sözümde yalan yoktur
Hallakın üç hurufuna mahlukun üç hurufu
Kıyas eden der ki haşa rahmet-i rahman yoktur
Ben bir nazire dedim ki sure-i Fatiha'ya
Demesinler bir manzum-u seza-yı Kuran yoktur
Maksat medh-i hasen ise benim de asarımda
Ol kitab-ı mukaddesten zerrece noksan yoktur
Nasıl methindedir alem ruz u şeb yaradanın
Methinde gönlüm içre bir alem. Ki imkan yoktur
Vasfın nakş-i mukim etmek bir uzunca şiire
Kaddin tasvir etmekliğe layık bir lisan yoktur
Sen salınsan yoktur gülün endamında letafet
Konuşsan bülbülde avaz şairde sühan yoktur
Benim yandığım İbrahim ateşidir aşkında
Ol melekler mayasıdır suzunda dühan yoktur
Kavl-i ezel Neshi kulun saciddir gıyabında
Demesinler ol kafirde ikrar u iman yoktur
M. Bahadırhan Dinçaslan
Zira bir dem halk olana bir daha nisyan yoktur
Benim ahım ayet ayet ağar arşa, dilara!
Aksi çınlar o buudda ki zaman mekan yoktur
Yevm-id-dine dek nücum-u asumanı o yakar
Elestîden beri bundan özge kehkeşan yoktur
Melül oluptur ez-cümle levh-i mahfuz kârisi
Kelam-ı Hakk'a nazire sözümde yalan yoktur
Hallakın üç hurufuna mahlukun üç hurufu
Kıyas eden der ki haşa rahmet-i rahman yoktur
Ben bir nazire dedim ki sure-i Fatiha'ya
Demesinler bir manzum-u seza-yı Kuran yoktur
Maksat medh-i hasen ise benim de asarımda
Ol kitab-ı mukaddesten zerrece noksan yoktur
Nasıl methindedir alem ruz u şeb yaradanın
Methinde gönlüm içre bir alem. Ki imkan yoktur
Vasfın nakş-i mukim etmek bir uzunca şiire
Kaddin tasvir etmekliğe layık bir lisan yoktur
Sen salınsan yoktur gülün endamında letafet
Konuşsan bülbülde avaz şairde sühan yoktur
Benim yandığım İbrahim ateşidir aşkında
Ol melekler mayasıdır suzunda dühan yoktur
Kavl-i ezel Neshi kulun saciddir gıyabında
Demesinler ol kafirde ikrar u iman yoktur
M. Bahadırhan Dinçaslan
Etiketler:
Hece vezni ile gazeller,
M. Bahadırhan Dinçaslan,
Müşrik,
Neshi,
Şiir
6 Ağustos 2013 Salı
Dem Gazeli
Erer fasl-ı seyr-i temmuz eser yaz meltemidir
Ahestedir uşşak eren çün ayş u nuş demidir
Destte duhter-i rez kolda duht-ı merdüm, salınır*
Tenhalara ki macera yârânın mahremidir
Uzananda taht-ı sema seyrinde canan ile
Rahm-i orman ehl-i dile köşk-ü adn taremidir
Reng-i nar-ı verdi çalar uğrudur gûrûb-u sayf
Akşam, taksim-i ganimet-i nevbahar cemidir
Yanar dide-i uşşakın derununda her dem ki
Bu ateş temmuzdan değil sevdanın keremidir
Neshi acep mi kaptırdın gönlünü bir Temmuzda
Kavl-i ezel sayf efsunu, şemistan hikemidir
M. Bahadırhan Dinçaslan
Nedim'in "destide duhter-i rez destde duht-ı merdüm / kime el verdi felek böyle begim dünyada" beytine gönderme.
Ahestedir uşşak eren çün ayş u nuş demidir
Destte duhter-i rez kolda duht-ı merdüm, salınır*
Tenhalara ki macera yârânın mahremidir
Uzananda taht-ı sema seyrinde canan ile
Rahm-i orman ehl-i dile köşk-ü adn taremidir
Reng-i nar-ı verdi çalar uğrudur gûrûb-u sayf
Akşam, taksim-i ganimet-i nevbahar cemidir
Yanar dide-i uşşakın derununda her dem ki
Bu ateş temmuzdan değil sevdanın keremidir
Neshi acep mi kaptırdın gönlünü bir Temmuzda
Kavl-i ezel sayf efsunu, şemistan hikemidir
M. Bahadırhan Dinçaslan
Nedim'in "destide duhter-i rez destde duht-ı merdüm / kime el verdi felek böyle begim dünyada" beytine gönderme.
Etiketler:
Dem Gazeli,
Hece vezni ile gazeller,
M. Bahadırhan Dinçaslan,
Şiir
27 Mayıs 2013 Pazartesi
Aşk-ı Memnu
Gene ol zalimde dildade-küşlükten nişan vardır
Görürsün, hançer-i ebrusunun nevkinde kan vardır*
Ne vaslında nasip olur lebin meyine kanmak
Ne hicrine tahammüle fakirde imkan vardır
Lebleri dahi zebanı misl-ü teslis-i tersâ
Gönlüme üç cemre düşer bûsunda Nisan vardır
Nail olsam bir şeb içre ol yedd-i beyzasına
Parmağının her birinde nice bin ihsan vardır
Deme kim laf yok hüsnüne ah şu nâzı olmasa
Demek layık mı esma-ül hüsna'da noksan vardır**
Tıfıl Neshi! Şad mı olur peri kızına yanan?
Had bilmeyen fanilere daima hüsran vardır
M. Bahadırhan Dinçaslan
*Bu beytin kime ait olduğunu hatırlayamadım. İhtimal, Nef'i'nindir. Bir yolculuk esnasında aklıma düştü, devamını getireyim dedim, alıntının orijinalliğinden de emin değilim, aklımda böyle kalmış.
**Nedim'in "ah kim hercaidir, bigane-meşrebdir biraz / o perinin söz mü vardır yoksa hüsn ü ânına" beytine gönderme, bir nevi cevap.
27.05.2013
Görürsün, hançer-i ebrusunun nevkinde kan vardır*
Ne vaslında nasip olur lebin meyine kanmak
Ne hicrine tahammüle fakirde imkan vardır
Lebleri dahi zebanı misl-ü teslis-i tersâ
Gönlüme üç cemre düşer bûsunda Nisan vardır
Nail olsam bir şeb içre ol yedd-i beyzasına
Parmağının her birinde nice bin ihsan vardır
Deme kim laf yok hüsnüne ah şu nâzı olmasa
Demek layık mı esma-ül hüsna'da noksan vardır**
Tıfıl Neshi! Şad mı olur peri kızına yanan?
Had bilmeyen fanilere daima hüsran vardır
M. Bahadırhan Dinçaslan
*Bu beytin kime ait olduğunu hatırlayamadım. İhtimal, Nef'i'nindir. Bir yolculuk esnasında aklıma düştü, devamını getireyim dedim, alıntının orijinalliğinden de emin değilim, aklımda böyle kalmış.
**Nedim'in "ah kim hercaidir, bigane-meşrebdir biraz / o perinin söz mü vardır yoksa hüsn ü ânına" beytine gönderme, bir nevi cevap.
27.05.2013
29 Nisan 2013 Pazartesi
Umma
"İnceldise hecr ile karınca gibi belin
Firkat nice bir ola Süleyman ire umma"
Dehhani
Umma gönül, canını ver sen canân ire umma
Sabrı çatlat ümmidi kır yar hemân ire umma
Ol hakk-ı semi' ve'l habir dahi sağırsa sana
Ahın sinene mahpus tâ asumân ire umma
Derd u gamın yükünü çek pir ol bükülsün belin
Bu yola çıkan menzile nev-civan ire umma
Hakk çevirdi yüzün bizden meydan Mervan'a kaldı
Ol sahib-i zülfikar ol hun-feşân ire umma
Misl-i İsa zebun olup bileklerinde çar-mıh
Cibril gökten nüzul olup mihribân ire umma
Misl-i Sümmani ara sen yedi iklimde yari
Çek cefayı amma vasl-ı Bedehşan ire umma
M. Bahadırhan Dinçaslan
*Dehhani, Nef'i ve Sümmani ustalara bir nevi nazire...
Dehhani'nin dediğini girişte alıntıladım. Nef'i diyor ki, "Gamzen ne dem ki tığ çekip hun-feşan olur / Uşşak-ı dil-figara ecel mihriban olur". Sümmani de şöyle bitiriyor arayışını anlattığı destanı: "İmdi yolum Bedehşan'a düşüptür..."
Firkat nice bir ola Süleyman ire umma"
Dehhani
Umma gönül, canını ver sen canân ire umma
Sabrı çatlat ümmidi kır yar hemân ire umma
Ol hakk-ı semi' ve'l habir dahi sağırsa sana
Ahın sinene mahpus tâ asumân ire umma
Derd u gamın yükünü çek pir ol bükülsün belin
Bu yola çıkan menzile nev-civan ire umma
Hakk çevirdi yüzün bizden meydan Mervan'a kaldı
Ol sahib-i zülfikar ol hun-feşân ire umma
Misl-i İsa zebun olup bileklerinde çar-mıh
Cibril gökten nüzul olup mihribân ire umma
Misl-i Sümmani ara sen yedi iklimde yari
Çek cefayı amma vasl-ı Bedehşan ire umma
M. Bahadırhan Dinçaslan
*Dehhani, Nef'i ve Sümmani ustalara bir nevi nazire...
Dehhani'nin dediğini girişte alıntıladım. Nef'i diyor ki, "Gamzen ne dem ki tığ çekip hun-feşan olur / Uşşak-ı dil-figara ecel mihriban olur". Sümmani de şöyle bitiriyor arayışını anlattığı destanı: "İmdi yolum Bedehşan'a düşüptür..."
Etiketler:
Dehhani,
Hece vezni ile gazeller,
ire umma,
M. Bahadırhan Dinçaslan,
Umma
2 Ocak 2013 Çarşamba
Sual
"Nedir lebinde bu terlik tatlılık güya
Şeker tebessüm edersin gülab söylersin"
Nedim
Söyle dilber avaze-i elest sühanın mıdır
Ziyası şems u kamerin nur-u ruhanın mıdır
Suretin üzre nakş olup şi'r-i sırr-ı ilahi
Ol mühr-ü Hüdadır yahud şirin dehanın mıdır
Lutf eyle ki kerem senden hamd ü sena gedadan
Kıl ruşen ki bu sergeçte yar-i nihanın mıdır
Benim yanmaklığım sana hoş ey bût-i muşrikûn
Kurbanın olmama sebep zevk-i duhanın mıdır
Ey sen gevher-i lamekan Neshi kalbine sığdın
Fakirin sinesi cihan-ender-cihanın mıdır
M. Bahadırhan Dinçaslan
Şeker tebessüm edersin gülab söylersin"
Nedim
Söyle dilber avaze-i elest sühanın mıdır
Ziyası şems u kamerin nur-u ruhanın mıdır
Suretin üzre nakş olup şi'r-i sırr-ı ilahi
Ol mühr-ü Hüdadır yahud şirin dehanın mıdır
Lutf eyle ki kerem senden hamd ü sena gedadan
Kıl ruşen ki bu sergeçte yar-i nihanın mıdır
Benim yanmaklığım sana hoş ey bût-i muşrikûn
Kurbanın olmama sebep zevk-i duhanın mıdır
Ey sen gevher-i lamekan Neshi kalbine sığdın
Fakirin sinesi cihan-ender-cihanın mıdır
M. Bahadırhan Dinçaslan
Etiketler:
Hece vezni ile gazeller,
Neshi,
Sual
4 Kasım 2012 Pazar
Gelim
"Sen yatıp cenneti röyada görende geceler
Men de cennette guş olam ki ol röyaye gelim"
Şehriyar
Gelim dilber bende yitip izin ver sana gelim
Bûs-u rahmet-feşanından bağışla cana gelim
Kıl beni ol rütbe şeyda ki şair maceramı
Anamasın çün ne dile ne de lisana gelim
Tayy-ı kevn u mekan eyler şeş cihetten hoş sadan
Yer mi gök mü kuyun nice söyle ne yana gelim?
Beyan-ı sırr-ı dil eyle bir arz-ı endam eyle
Nail olam ol muştuya görem imana gelim
Lebim muhacir gerdanın bûs be bûs arz-ı mevud
Gurbetime bir Musa sal uyam vatana gelim
Çün aldın bezm-i elestte can u dilden peymanım
"Külli atin karîb" gülüm bekle yarına gelim
M. Bahadırhan Dinçaslan
*Külli atin karib: Bütün gelecekler yakındır.
Men de cennette guş olam ki ol röyaye gelim"
Şehriyar
Gelim dilber bende yitip izin ver sana gelim
Bûs-u rahmet-feşanından bağışla cana gelim
Kıl beni ol rütbe şeyda ki şair maceramı
Anamasın çün ne dile ne de lisana gelim
Tayy-ı kevn u mekan eyler şeş cihetten hoş sadan
Yer mi gök mü kuyun nice söyle ne yana gelim?
Beyan-ı sırr-ı dil eyle bir arz-ı endam eyle
Nail olam ol muştuya görem imana gelim
Lebim muhacir gerdanın bûs be bûs arz-ı mevud
Gurbetime bir Musa sal uyam vatana gelim
Çün aldın bezm-i elestte can u dilden peymanım
"Külli atin karîb" gülüm bekle yarına gelim
M. Bahadırhan Dinçaslan
*Külli atin karib: Bütün gelecekler yakındır.
Etiketler:
Geleyim,
Gelim,
Hece vezni ile gazeller,
M. Bahadırhan Dinçaslan,
Şiir
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)