Anlatmasam içte bir tatlı sızı
Hiç güneş görmemiş bir vadide şuh
Akşamın kızıyla maceramızı
Yıldızlarla raksederken kirpiği
Öptüm de uyandı bir munis düşten
Rûhuma ruhundan içtiğim çiği
Nev-hayat bahşetti bu ilk öpüşten
El-aman! İçime aktı bir efsun
Kıvrandım, kasıldım taştım kabımdan
Tuz kokar nefesi, saçları yosun
Bakışları fener, kolları liman
Savruldum lodosta bir kayık gibi
İlticagahını hicrime sundu
Tanrılar şifası şakayık gibi
Yüzünü mağribe döndü soyundu
Kervankıran askısında muallak
Gurûbun üstünde libas üşür mü
Üşür mü, tanrıçam karşımda çıplak
Kırağıya kesmiş çoban üzümü
Titreyen akşamı aldım koynuma
Perdeyi çekerken kıskandı seher
Her gece halesi vururken cama
Bir başka öyküyü saklar perdeler
M. Bahadırhan Dinçaslan