Bir görünmez mutrib mahir elleri
Uzanıp Allah'a eren nağmeler
Gülşeninde yalnız gezerken Itrî
Ömrün hasadını deren nağmeler
Perdeler ardından ufka bakıyor
Ayş u nuş deminde vecd ile fağfur
Abora'dan maveraya akıyor
Habeş göklerinden boşalan yağmur
Bir yanda, Allah'ın öksüz kulları
İlticagahında kadim beşiğin
Şadırvanda kuru eller yukarı
Açılıyor Allah kadar mutmain
Habeşli gelinin söylediğidir
Bu kadim sır, kadim sükut-u hayal
Var etmeye, yok etmeye muktedir
Göbek deliğime yerleşen melal
Metruk manastırda hatif devamlı
Bir bela müjdesi fısıldar, durur
"Ecirne minennar" dualar gamlı
Uzak bir bahçede bir lale kurur
Kutsal kasesinin sarhoşu bugün
Davud'un hamd ile döndüğü girdap
Bir muhacir sancı gözleri ölgün
"Selam, selam sana haşmetli azap!"
Habeşli gelinin elleri mahir
Evtarında tılsım, sesinde büyü
Kulağımdan beyne süzülen zehir:
Biliyorum anlattığı öyküyü
Biliyorum: Mehlika hiç dönmedi
Pia, çocuklara asla görünmez
Bu ateş kimleri yedi sönmedi
Kaç aşık bekletti boşa bu körfez
Habeş vadisinde bir şaşkın şair
Tüten ukdesini gûrûba sarar
Fasık cüretiyle kendine dair
Güneşin altında yeniyi arar
Gülşeninde yalnız gezerken Itrî
Ölüdoğan âhlar dizer mahrece
Bir ezeli susuş, benden içeri
Abora'da geçirdiğim bir gece
M. Bahadırhan Dinçaslan
"...A damsel with a dulcimer
In a vision once I saw:
It was an Abyssinian maid
And on her dulcimer she played,
Singing of Mount Abora..."
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder