Hayır! Seyr-i nâzân için uçmuyor kelebekler!
Gidiyorum, çün istemem bir sabah beni bulsun
Üşüşüp leşim başına Endüslüs'te köpekler
Geldim, gördüm ve sevmedim Roma serencâmını
Yakışmadı avazıma beylik laflar, vaatler
İzlerken bencileyin bir bahtsızın idamını
Aklımın eşref vaktine çatıp vurdu saatler
Ne sebebim olsun benim kadim simya sırları
Ne ben sebebi olayım yazın solan çiçeğin
Doğup yeniden bir çocuk gibi haylaz, uçarı
Yalnız düşeyim peşine şatafatsız gerçeğin
Ben ki bozkır çocuğuyum kuraklık göbek adım
Ya bir bardak su hatrına Kerbela harcım değil
Bir yudumla yetinemem denizlere susadım
Sürer maviliğe doğru vurur nabzımda İtil
Bardak kırık, çanlar sessiz. Manastır plağında
Bir pürüzlü ses okuyor: Une Saison en Enfer
Gidiyorum, gülüyorum: Hepsinin uzağında
Bekliyor beni bir gölde bugün açan nilüfer
M. Bahadırhan Dinçaslan
Notlar:
"Zil, şal ve gül. Bu bahçede raksın bütün hızı
Şevk akşamında Endülüs üç defa kırmızı"
Yahya Kemal Beyatlı, "Endülüs'te Raks"
Endülüs'teki köpekler: "un chien andalou" (endülüs köpeği), Luis Bunuel & Salvador Dali
Şiirin geri kalanındaki motifler, Victor Hugo'nun Notre Dame de Paris romanından alıntı.
Une Saison en Enfer: Bir Rimbaud şiiri, "cehennemde bir mevsim"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder