Bağrında bir mahzun çocuk uyudu.
Ağıdın damlıyor dizelerimden.
Gözünü kırpınca kirpiklerinden
"Savcı beğenmese de, bütün dünya hoşlanmasa da, ben böyleyim işte!"
Bazen yaz sonunda kurtlanır kiraz.
Bazen, tutunmaya bir dal bulamaz
Bin yıllık gazeli derleyen hatır.
Boşalınca bir tetiksiz zemberek
Şeytanı Allah'la hemhal edecek
Bir sual insana neler yaşatır?
Kendi tenim öz ruhumun kefeni.
Tesellim: Her şartta bekliyor beni
O metruk adada köhne manastır.
M. Bahadırhan Dinçaslan
Gözlerime kumlar doldu pınarlarım kurudur
Yüzümden pul pul dökülen erkeklik gururudur
Yüreğimin kanserlenip kabardığı doğrudur
İrinle mayalanmış bir ikrahın hamurudur
Sünüyorum yaşam muhal ölmek gayrımeşrudur
Ümit aşüfte bir yıldız vaat verir ve tutmaz
Dilimde öksüz terennüm cevapsız bir sorudur:
Evim nerde yurdum nere menzilim ne tarafta?
Bunaldım kendimden yeter - mahkumum bir arafta.
Asırları takas ettim bir an uğruna peşin
Savurup külünü bilmem kaç yıl yanan ateşin
Karanlığı göze aldım reddedip alayişin
İşkence kokan bir çölde Tatar'ı bekleyişin
Asasını çaldım gafil uyuklayan dervişin
Aylar boyu tek azığım fokurdayan bir garaz
Görmeyen gözlerle düştüm peşine bir güneşin
Yedi bacı yedi günü pay eder de her hafta
Yedi kez dağlar gözümü - mahkumum bir arafta.
Annemin müşfik dilinde teselli: Allah kerim!
Anne, ölü toprağıyla örtüldü bak üzerim!
Anne! Gözlerim bozuldu kayboldu peygamberim!
Anne! Koca dünyada tek benim mi yoktur yerim?
Hayır duanı hiç kesme ben yine amin derim
Üzülme bin cami içre kaldım diye be-namaz
Bilirsin ki ben korkunca başımı çeviririm
Ruhum aklımla ellerim gözümle ihtilafta
Ciğerimde ihtilal var - mahkumum bir arafta
Şimdi Allah'ı öldürmüş şeytan gibi yalnızım
Tek bir lâ'nın makamında zayıf vuruyor nabzım
Rakibimi okumaya yeni bir meydan lazım
Dövüşmezsem zayıfım ben bağırmazsam cılızım
Her nereye düşürürse yolumu alın yazım
Biliyorum terekemde yalnız nisyan ve enkaz
Biliyorum sönecektir pırpır eden yıldızım
Esatirimi okursun bir gün metruk sahafta
Hele bir çıkış bulayım bu layemut arafta.
M. Bahadırhan Dinçaslan
-Metan gazıyla boğularak şehit olan 12 kahramana dair yapılan haberlerin kahrıyla-
On iki resim gördüm çok uzaktan çekilmiş
Küçük harflerle adlar: Mahsun, Özkan ve Kani
Gazeteler bir ağız basmakalıp sitayiş
Özden bir laf etmeye değmezler miydi yani?
Celalettin'in adı yanlış geçmiş kayıda
Böyle harcıalem mi bu ülkede boğulmak?
Yaşayanlar bağrıyor: Vatan sana can feda!
Ve feda edilenler: Sönmüş on iki ocak
İncedereli Avşar - Ümit biraz tanıdık
Ege'nin bilmiyorum oğlu kızı var mıydı?
Gerçi bilip bilmemem fark etmiyor ki artık:
Canım ülkem Türkiyem, evlatlarına kıydı
Elimiz boşa geldi uykuda mı bastılar?
Hani düşman değildi mağara çakalları?
Ahmetlerin evine iki bayrak astılar
Enver'imin kabrinde uzamış sakalları
Abdurrahman ve Fikret Furkan'ın peşindeler
Emretse evelallah ölürler icabında
Fakat böyle bir ölüm - can yakar ciğer deler
Bir zehir sızıyor bu gerçeğin hicabında
Kursağımda göllenir acı sitemli bir su
Tüküremem yutamam gark olurum bu hınca.
Biz öldürdük onları ne baskındır ne pusu-
Dostu düşman düşmanı dostumuzdan sayınca.
M. Bahadırhan Dinçaslan
Üzülme sevgilim, kırılır bir gün
Çarkında yazgımı çeviren mihver
Bana yeter bana bakıp güldüğün -
Erkekler ağlamaz, sen beni boş ver.
Akıt deme bana gözüm yaşını
Dök deme içini - asit kusarım
Zihnimde dedemin mezar taşını
Hayal eder, tütün içer, susarım.
Sen gül, oyna, eğlen gelen mevsimde
İçini ferah tut aklını rahat,
Büyümekte çünkü benim içimde
Oğlumuza benzemeyen bir evlat.
Sessiz ol, içimde kükrüyor çünkü
Misl-i İsa peydahladığım çocuk
Taze tırnakları her biri süngü
Ciğerimde kımıl kımıl bir kuyruk
Kıvranıyor, tırmalıyor sevgilim
Ruhumu bin parça eden bu bela
İşte tam bu yüzden rahat değilim
İşte tam bu yüzden susmam, mesela.
O yarım içimde, dışta ben yarım
Tamam olur vakti geldiği zaman
Ağzımı açarsam doğar korkarım
İçimde bin yıldır büyüyen şeytan
Ne ben hükmederim çakan şimşeğe
Ne onda bilgelik yahut zarafet
Korkarım Ares'le girer gerdeğe
Alnımın çatından doğan musibet
