27 Mayıs 2015 Çarşamba

Albatros -II

Annemin biçtiği kefen bezinde
Bir lekeyi yıkar gözümün yaşı
Delik yelken bir elem denizinde
Dümenim pek çolak, dürbünüm şaşı

Yukarı nasılsa, aşağı öyle!*
Bir zümrüt levhada o kadim ahit
Ensemde zarbazen kırk okka gülle
Beni şair eden bu fikr-i sabit!

"Aman hey erenler! Mürüvvet sizden!"
Aynalar içre bir divana düştüm
Kaçtım fanusumdan, yıldım denizden
Bir kuşun peşinden ummana düştüm.

M. Bahadırhan Dinçaslan

* Kısaca "quod superius sicut inferius" denen, "Zümrüt Levha" diye meşhur metindeki Hermes Trismegistus vecizi. Anlamı, mısradaki gibi. Tam hali: Quod est inferius est sicut quod est superius, et quod est superius est sicut quod est inferius, ad perpetranda miracula rei unius.

Zarbazen: Bir Osmanlı topu

"Bilsen beğim ederdi seni eşk bi-karar
Şimdi Nedim'in öylece bir macerası var"

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Adelina'ya Mektuplar -III

Örtüye bürünme, Adelina, kalk*
Soyun da sıyrılsın kabından nefsim
Tanrıyı kendiyle baş başa bırak
Ey benim aynada açan nergisim

Sun bana bugünü, her şeyi unut
Yay gibi boşanıp dünden yarından
Ben sende, sen bende, vahdet-i vücut!
Adımı fısılda şahdamarından!

M. Bahadırhan Dinçaslan

*

"Ey örtünüp bürünen. Kalk ve uyar!" (Müddessir Suresi)
"Beni yarattığımla başbaşa bırak" (Müddessir Suresi)
"Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız." (Kaf Suresi)

27 Nisan 2015 Pazartesi

Adelina'ya Mektuplar -II: Hannas

Hannas

Peşimsıra bir iyelik sancısı adım adım
Nihayetsiz murakıbim, gölgemsin, ayak sesim
Derinliklerden adını çağırdığım muradım
Duam, zikrim, itikafım, dinim, putum, hevesim

Açıp genişletmedin mi sadrımı sen de benim
Ey kalbime fısıldayan, razıyım vesvesenden
Duam, zikrim, itikafım, putum, hevesim, dinim
Sığınmam, iltica etmem, kaçmam kimseye senden!

M. Bahadırhan Dinçaslan

"Biz senin sadrını (göğsünü) açıp genişletmedik mi?"
İnşirah suresi

"İnsanların göğüslerine vesveseler fısıldayan o hannasın şerrinden Allah'a sığınırım"
Nas Suresi

17 Nisan 2015 Cuma

Adelina'ya Mektuplar -I

Bir sıcak haziran ufkumda adın
Tuna'dan, Drina, Arda, Meriç'ten
Bir bulut devşirip içime içten
Bir nisan yağmuru bırakan kadın

Düşünde bir müphem rayiha gibi
Hasretim dolanır sokaklarında
Bir anne aranır dudaklarında
Üsküp'te bir öksüz fatiha gibi

M. Bahadırhan Dinçaslan

29 Mart 2015 Pazar

Nisan'a Serenad

Babil'in üst üste sekilerinde
Bahara muştu bir salkım gibisin
Bir bayram sabahı annemin sesi
Neşe dolan evim, barkım gibisin

Önümce İstanbul munis ve dingin
Nisanın benzine ruh veren rengin
Bir kadeh okyanus, dalgasız, engin
İçimde fırtına... Rakım gibisin!

Ev yolunda akşam çöküp karanlık
Basınca, koynunu düşünüp ılık
Dudağımda öksüz kalmış bir ıslık
Çalıp sığındığım şarkım gibisin

Ey baharın rüşdü, layemut Nisan
Ereğin yazımdır, koynumda bulsan
Din desem... Dinini terk eder insan
Seni terk edemem, ırkım gibisin.

M. Bahadırhan Dinçaslan


17 Mart 2015 Salı

Kardelen Zamanı

Sen de sol Allah'ım gibi gözlerimden perdelen
Ey ömrümün baharının müşahidi kardelen

Yedi kart bacıya inat aheste ve asude
Göğümün şuh kız çocuğu, bir Nahid'i kardelen

Hevesimin ve arzumun ayan pinhan sırrımın
Benim bilmediğim benin muvahhidi kardelen

En meşum günahlarımın en munis bahanesi
En melun dinsizliğimin tek zahidi kardelen

Senin vebalin boynuma benim terekem sana
Bir izmarit, bir boş kadeh, bir âh idi kardelen

Ben Mehlika'nın peşinde... Geçti senin de çağın
En beyhude hayalimin mücahidi kardelen

Çattım ömrün nisanında gözlerimden perdelen
Erişti şem u gülistan, yar qasidi kardelen.

M. Bahadırhan Dinçaslan

Sözcükler:
Yedi kart bacı: Yedi kızkardeş, Ülker takım yıldızı
Nahid: Genç kız. Aynı zamanda Venüs'e takılan bir ad.
Muhavvih: Vahid eden, tekleştiren, birleştiren
Mehlika: Yahya Kemal'in meşhur "Mehlika Sultan"ı
Şem u gülistan: Şemistan, "güneş ülkesi" ya da "yaz mevsimi". Gülistan, "gül ülkesi" yahut "gül mevsimi".
Qasid: Azerbaycan ağzında haberci, aracı.

14 Mart 2015 Cumartesi

Bıkkın

"Beni bana gösterecek aynamdı, almışlar."

Behçet Necatigil

***

Ben değildim bu sürreal tablodaki ucube*
Her nergise** başka renge boyanmaktan usandım
Zarar ziyan çeyrek yüzyıl yetişir muhasebe
Tıkanıp sigara yakmak ve yanmaktan usandım

Peşim sıra ayak sesi pür hafakan heyula
Dönsem ağzı açık tamu varsam menzil Kerbela
Sırf yürümüş olmak için adım adım bu yola
İki büklüm ve kimsesiz dayanmaktan usandım

Gün doğmadan doğan benim, benim gecem ezeli
Bir meşum ebede çıkar siyah yıldız bezeli
Güneşin altında yeni bir şey yokmuş*** göreli
Sabahta bir teselli yok, uyanmaktan usandım

M. Bahadırhan Dinçaslan

*"Ben değilim bu sürreal tablodaki ucube", Waldeinsamkeit
** "Üstüme göz dikdi nergisler nigehbân oldu hep", Nedim
*** Nihil Novi Sub Sole, "Güneşin altında yeni bir şey yok", İncil'den