16 Ekim 2026 Cuma

Walden

Elveda mağrur dünya, evime gidiyorum;
Ne ben senin dostunum ne sen dostumsun benim.*

Düşmese de yakamdan fısıldadığın vehim,
Sana sırtım dönükken senin kadar mağrurum.
Elveda mağrur dünya, evime gidiyorum.

Elveda mağrur dünya, evime gidiyorum!
Atlaslar kıpırdıyor kirpiğimin ucunda.
Yıldızlarım ilk defa sahipkıran burcunda.
Pusulam kıpır kıpır, girdaplandı uskurum,
Elveda mağrur dünya, evime gidiyorum.

Elveda mağrur dünya, evime gidiyorum.
Hayra yorma yüzümde beliren tebessümü.
Manasız bilmeceler eğlemiyor gönlümü.
Cevaplar senin olsun bana yetiyor sorum.
Elveda mağrur dünya! Evime gidiyorum.

Elveda mağrur dünya, evime gidiyorum.
Ne sadaka dilenir ne mağfiret dilerim;
Kızgın bakışlarında bir yatağan bilerim,
Keserim palamarı, ıssız adaya uğrum!
Elveda mağrur dünya, evime gidiyorum.

Elveda mağrur dünya, evime gidiyorum.
Çirkin ufuklarını boyayan hangi fecir
İçimdeki volkanın rengini verebilir?
Ben senden azat oldum – sen de kal benden mahrum:
Elveda mağrur dünya, evime gidiyorum.

Elveda mağrur dünya, evime gidiyorum.
Menzilimi elbette bulurum sora sora:
Kalbimde bir kitap var, her sayfada macera!
İncilenir düşümde varsa bile kusurum,
Elveda mağrur dünya, evime gidiyorum.

Elveda mağrur dünya, evime gidiyorum.
Fenerin ışıtmıyor gayrı benim yolumu,
Esrarın kaç asırdır esafilin malumu,
Tüketti üç notalık makamını santurum
Elveda mağrur dünya, evime gidiyorum.

Elveda mağrur dünya, evime gidiyorum.
Göz kapağım altını acıtmadan yaktığı-
Oğlumun gözlerinin hatıra bıraktığı-
Bir harita düşümde – aramaya mecburum!
Elveda mağrur dünya, evime gidiyorum.

Elveda mağrur dünya, evime gidiyorum.
Dilimde açık saçık şarkılarla puruvam
İlelebet netadır – beni bekliyor yuvam:
Maşukumun vaslıdır atladığım uçurum!
Elveda mağrur dünya. Evime gidiyorum.

M. Bahadırhan Dinçaslan

*"Good-bye, proud world! I'm going home:
Thou art not my friend, and I'm not thine."

6 Ekim 2026 Salı

Ahad

Bir çirkin renge büründü benzimde hoş kırmızı;
Bu nasipsiz serserinin cehennem kokan ağzı
Bana haram olsun diye dava edecek şarap.

Talihimin günahı yok kanıma kendim girdim.
Siyahın mustatilinde renklerimi yitirdim
Şimdi bir lahza beyazı benden esirger mehtap.

Korkarım uzar ebede yeşilden boza sürgün.
Ne çıkacak bir dağım var tepem atarsa bir gün;
Ne dönecek bir evim var - bunu bilmek ıstırap!

M. Bahadırhan Dinçaslan