I.
Anamın rahminde çakan şimşekten
Bir çatal gayızla geldim kapına
Ölümün gecinde hayattan erken
Bir hükmün avcunda tutsağım sana
Göz kapaklarının altında imza
Şavkımın rengarenk yarasındayım
Ürperdiğin, titrediğin her lahza
Boynunla omzunun arasındayım
Uğruna doğduğum, öldüğüm kadın
Cennetin ve cehennemin bendedir
Felaketin, neşen, belan, muradın
En gizli duana amin bendedir
Gülümse Gülendam avucunu aç
Damla damla topla beni göğünden
Ey gökler şamanı! Darısını saç
Pay isterim göklerdeki düğünden
Güneşin altında en yeni rüya
En eski hikaye bizimkisidir
Ben sana bir tuval gönlünce boya
Sen redifi benle örülmüş şiir
Ey kadim tenasüh belalı öykü
Ey latif yalanım, aziz gerçeğim
Öpmediğim dudaklarda bir türkü
Tutmadığım ellerinde çiçeğim
II.
Kaşın gözün birbirine kafiye
Bir hece azad et bana hediye
Tanrıya nazire yaptığı yerden
Gel Gülendam bir alamet ol da gel
Güneşin annesi gibi sen yüksel
Ufkumun incelip koptuğu yerden
Göğün çerağından seni çalayım
Öpeyim ben de bir Allah olayım
Allah'ın yüzünü öptüğü yerden
M. Bahadırhan Dinçaslan
4 Aralık 2014 Perşembe
23 Kasım 2014 Pazar
Golgotha
"Eloi Eloi lama sabachthani?"
Kuyruğu ağzında yılan gökyüzünde bir semah1
Yedi bacı2 yüzlerinde bir tekinsiz tebessüm
Dişsiz ağızları meşum salyaları som günah
Göğe bakma durağında firengi kaptı gözüm
Kasıklarıma yürüyen kımıl kımıl haşerat
Dudaklarıma dadanmış uğru gözlü bir kuzgun
Bir çift cehennem bakıyor gözüme bayat bayat
Göğe baktım ve tanrıyı aradım uzun uzun
Bir celalin muhatabı ellerim ebu leheb
Canım havlinde kaskatı yarım yamalak yumruk
Sabrım tezcanlı yelkovan acım aheste akrep
Ensemde bir kayıkçının yosunlu eli soğuk
Elim kolum dört cihetin dördüne küfür kokan
Bir öfkeyle uzanıyor boğmaya celladımı
Çivilerim gıcırdıyor dört tarafımda hüsran
Gıcırtıda bir kahkaha heceliyor adımı
Nabzımdan kana sızıyor bir zehir gibi ağrı
Yüreğimin her vuruşu öncekinden daha zor
Göklerin darağacında bir bayrak gibi tanrı
Kafatasımın üstünde göndere çekiliyor
Sımsıkı kapalı gözüm midemde cinayet var
Ciğerimde tepreştedir Cengiz Han'ın ordusu
Bir alamet gibi yekten açılıyor her mezar
Taşını bana atıyor her birinin uğrusu
Göklere dönüyor başım son ümidim nafile
Titrek çenem tesellimdir ki son defa üşüyor
Derininde bir çift ceset, yılgın çekik gözlerle
Göğe bakıyorum gökten ölü Allah düşüyor*
M. Bahadırhan Dinçaslan
*"Son şair boğulup ölende / Gökten / Ölü Allah düşecek"
Ramiz Rövşen
1: hem "kainat" manasına gelir hem "büyük yılan, ejderha". Etimolojik olarak mutlaka "evirmek", "evrilmek" yani "dönmek", "çevrilmek" gibi anlamlarla ilişkisi vardır ki, arapça "felek" de böyledir, hem kainat, hem de "çark" manasına gelir. Kuyruğunu ağzında tutan yılan, sonsuzluk ve büyücülükle ilgili kadim bir semboldür.
2: Ülker ya da Süreyya takım yıldızı, "yedi bacı" olarak bilinir.
Kuyruğu ağzında yılan gökyüzünde bir semah1
Yedi bacı2 yüzlerinde bir tekinsiz tebessüm
Dişsiz ağızları meşum salyaları som günah
Göğe bakma durağında firengi kaptı gözüm
Kasıklarıma yürüyen kımıl kımıl haşerat
Dudaklarıma dadanmış uğru gözlü bir kuzgun
Bir çift cehennem bakıyor gözüme bayat bayat
Göğe baktım ve tanrıyı aradım uzun uzun
Bir celalin muhatabı ellerim ebu leheb
Canım havlinde kaskatı yarım yamalak yumruk
Sabrım tezcanlı yelkovan acım aheste akrep
Ensemde bir kayıkçının yosunlu eli soğuk
Elim kolum dört cihetin dördüne küfür kokan
Bir öfkeyle uzanıyor boğmaya celladımı
Çivilerim gıcırdıyor dört tarafımda hüsran
Gıcırtıda bir kahkaha heceliyor adımı
Nabzımdan kana sızıyor bir zehir gibi ağrı
Yüreğimin her vuruşu öncekinden daha zor
Göklerin darağacında bir bayrak gibi tanrı
Kafatasımın üstünde göndere çekiliyor
Sımsıkı kapalı gözüm midemde cinayet var
Ciğerimde tepreştedir Cengiz Han'ın ordusu
Bir alamet gibi yekten açılıyor her mezar
Taşını bana atıyor her birinin uğrusu
Göklere dönüyor başım son ümidim nafile
Titrek çenem tesellimdir ki son defa üşüyor
Derininde bir çift ceset, yılgın çekik gözlerle
Göğe bakıyorum gökten ölü Allah düşüyor*
M. Bahadırhan Dinçaslan
*"Son şair boğulup ölende / Gökten / Ölü Allah düşecek"
Ramiz Rövşen
1: hem "kainat" manasına gelir hem "büyük yılan, ejderha". Etimolojik olarak mutlaka "evirmek", "evrilmek" yani "dönmek", "çevrilmek" gibi anlamlarla ilişkisi vardır ki, arapça "felek" de böyledir, hem kainat, hem de "çark" manasına gelir. Kuyruğunu ağzında tutan yılan, sonsuzluk ve büyücülükle ilgili kadim bir semboldür.
2: Ülker ya da Süreyya takım yıldızı, "yedi bacı" olarak bilinir.
Etiketler:
Golgotha,
gotik,
Gotik Şiir,
M. Bahadırhan Dinçaslan,
Şiir
22 Kasım 2014 Cumartesi
Gülendam'a Mektuplar -V
Bir mukaddes su gibisin avcumda
Sen olmak var bir cüretkar yudumda...
Dökmek yasak... İçmek yasak Gülendam.
Evvelinden aşinayım ben sana
Sanki bin kez doğup öldüm uğruna
Durma bana böyle uzak Gülendam
Seyr-i umman etmemişim kaç asır
Boz alışkın Türk gözlerim kamaşır
Ben bakamam bana sen bak Gülendam
Sen olmak var bir cüretkar yudumda...
Dökmek yasak... İçmek yasak Gülendam.
Evvelinden aşinayım ben sana
Sanki bin kez doğup öldüm uğruna
Durma bana böyle uzak Gülendam
Seyr-i umman etmemişim kaç asır
Boz alışkın Türk gözlerim kamaşır
Ben bakamam bana sen bak Gülendam
M. Bahadırhan Dinçaslan
Etiketler:
Gülendam,
Gülendam'a Mektuplar V,
M. Bahadırhan Dinçaslan,
Şiir
1 Kasım 2014 Cumartesi
Sabır Gazeli
"Mıstarlı kağıd üzre yazıp nazmı gûyiya
Teşyi' eder eda-yı kalem nerdübâna dek"
Nedim
Ab-ı revan-ı eşk-i gül akar bir ummana dek
Sahilinde ah-ı bülbül ağar asumana dek
Hicrime serab-ı Musa hüsn-ü cemal-i beyza
Busuma arz-u mevuddur lebden ebruvana dek
Misl-i Sümmani dört bucak yedi iklim takibim
Serencamı hacc-ı mebrur vasl-ı Bedehşan'a dek
Hak-i pay-i şerifine nail olmaya, lebbeyk!
Diz üstünde gelem kuh-i kaftan ta ravzana dek
Esma-yı aliheyle bir adın anmak küfr ise
Koşar sıratta dil mesrur ateş-i suzana dek
Cuşiş-i derya-yı tab-ı Neshi daha mevcinden
Nice dürer ihsan eyler sen benim olana dek
M. Bahadırhan Dinçaslan
Teşyi' eder eda-yı kalem nerdübâna dek"
Nedim
Ab-ı revan-ı eşk-i gül akar bir ummana dek
Sahilinde ah-ı bülbül ağar asumana dek
Hicrime serab-ı Musa hüsn-ü cemal-i beyza
Busuma arz-u mevuddur lebden ebruvana dek
Misl-i Sümmani dört bucak yedi iklim takibim
Serencamı hacc-ı mebrur vasl-ı Bedehşan'a dek
Hak-i pay-i şerifine nail olmaya, lebbeyk!
Diz üstünde gelem kuh-i kaftan ta ravzana dek
Esma-yı aliheyle bir adın anmak küfr ise
Koşar sıratta dil mesrur ateş-i suzana dek
Cuşiş-i derya-yı tab-ı Neshi daha mevcinden
Nice dürer ihsan eyler sen benim olana dek
M. Bahadırhan Dinçaslan
Etiketler:
Hece vezni ile gazeller,
M. Bahadırhan Dinçaslan,
Sabır Gazeli
25 Ekim 2014 Cumartesi
Gülendam'a Mektuplar -IV
Batıla Havva'da erdiyse Adem
"Dem bu demdir, dem bu demdir dem bu dem"
Hakka kandırmalı Adem Havva'yı
Fariğiz, fariğdir helal ve haram
Isır göğsündeki iştaha ikram
Göğünden koparıp verdiğim Ay'ı
Ağıdıma bir tokat at gülerek
Çekik gözlerine sürme diye çek
Sefa edip kıvandığım cefayı
M. Bahadırhan Dinçaslan
Etiketler:
Gülendam'a Mektuplar IV,
Gülendam4,
M. Bahadırhan Dinçaslan,
Şiir
24 Ekim 2014 Cuma
Gülendam'a Mektuplar -III
"...An sí Tintallë Varda Oiolossëo
ve fanyar máryat Elentári ortanë."
Tolkien, Namárië
Bahara sarmala sakla yüzünü
Arzın üzerinde ilk doğan günü
Tacın et de salın mağrur ve vakur
Boğuşurken karanlıkla ve kuzla
Nurunu binek ver bana mahmuzla
Alnımda gök rengi nişanın uğur
Dönerken zaferle sana seferden
Allahın yüzünü öptüğü yerden
Gül Gülendam! Yıldızları tutuştur.
M. Bahadırhan Dinçaslan
ve fanyar máryat Elentári ortanë."
Tolkien, Namárië
Bahara sarmala sakla yüzünü
Arzın üzerinde ilk doğan günü
Tacın et de salın mağrur ve vakur
Boğuşurken karanlıkla ve kuzla
Nurunu binek ver bana mahmuzla
Alnımda gök rengi nişanın uğur
Dönerken zaferle sana seferden
Allahın yüzünü öptüğü yerden
Gül Gülendam! Yıldızları tutuştur.
M. Bahadırhan Dinçaslan
Etiketler:
Gülendam,
Gülendam'a Mektuplar III,
M. Bahadırhan Dinçaslan,
Şiir
19 Ekim 2014 Pazar
Gülendam'a Mektuplar -II
"Calix meus inebrians"
Bu gece şeytanla işretimizde
Gözümün aynaya çaktığı izde
Seni buldum yine seni yitirdim
Kupamdan şarkılar sana ağarken
Esrik bir Davud'um huzurunda ben
Şarabını bir dikişte bitirdim
Bir taze yel gibi sızdım rüyana
En yeni ve erkek sesimle sana
Elden düşme kafiyeler getirdim
M. Bahadırhan Dinçaslan
***
Calix meus inebrians: Psalm 23, Davut'un ağzından: Kupam beni sarhoş ediyor.
Bu gece şeytanla işretimizde
Gözümün aynaya çaktığı izde
Seni buldum yine seni yitirdim
Kupamdan şarkılar sana ağarken
Esrik bir Davud'um huzurunda ben
Şarabını bir dikişte bitirdim
Bir taze yel gibi sızdım rüyana
En yeni ve erkek sesimle sana
Elden düşme kafiyeler getirdim
M. Bahadırhan Dinçaslan
***
Calix meus inebrians: Psalm 23, Davut'un ağzından: Kupam beni sarhoş ediyor.
Etiketler:
Gülendam,
Gülendam'a Mektuplar II,
M. Bahadırhan Dinçaslan,
Şiir
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)