Gülendam, çocuktuk, tatlı belaydı
Ebemkuşağında bir kurdelaydı
Gülüşün, bakışım ve saflığımız
Yitirmedik ve yitmedik, çocuğuz
Hayallerde mukim, gerçekte yoğuz
Bundandır kederden muaflığımız
Büyüdün, gözünde çocukluk baki
Gel utanma benden, aramızdaki
Tuhaflıksa bizim tuhaflığımız
M. Bahadırhan Dinçaslan
17 Ekim 2014 Cuma
13 Ekim 2014 Pazartesi
Albatros
Milyon yıllık mutad arzın üstünde
Gitmeler gelmeler sükût-u hayal
Yitik onca yarın yüz yıllık dünde
Hafız'ı perişan eden bu melal
İlkin kulağıma okunan ezan
Şakağımda nabız bu meşum çanlar
Önümce dört yöne uzayan Fizan
Her adımda taze sürgünüm uzar
Dudağımda garip bir dilde dua
Her akşam tespihim bir kızın adı
Her sabah gözlerim mıhlı uzağa
Atimde bir müphem geçmişin yadı
Tanrıların gazabına uğramış
Metruk bir gemiyim her yanım lodos
Dürbünümde kanat kanat bir alkış
Saklı düşlerimden kaçkın albatros
Bir mücrim titreten tülün ardından
Günahım itiraf ettiğim cübbe
Görmeden aşina olan kadından
Önümce bir serap: Bin parça Kabe
Kırdığım zincirin beyin zarımda
Çapağı bir kıymık çıkmaz aklımdan
Yedi deniz altı yön nazarımda
Tanrıçamdan yedi kollu bir şamdan
Omzumda albatros hüsn-ü alamet
Dümenimi kırdığım bu tebessüm
İçerimde uğul uğul kıyamet
Yirmi dört yılımı çağıran hüküm
Bu ummanın ardı bir beyaz sahil
Zaman muhasibi yıldız kadar kum
Bu ummanın ardı bir munis yeşil
Tanımadan aşinası olduğum
M. Bahadırhan Dinçaslan
Albatros: bkz: The Rime of the Ancient Mariner
Hafız'ı perişan eden melal: bkz: Abends Wenn Die Fremden Beten
Gitmeler gelmeler sükût-u hayal
Yitik onca yarın yüz yıllık dünde
Hafız'ı perişan eden bu melal
İlkin kulağıma okunan ezan
Şakağımda nabız bu meşum çanlar
Önümce dört yöne uzayan Fizan
Her adımda taze sürgünüm uzar
Dudağımda garip bir dilde dua
Her akşam tespihim bir kızın adı
Her sabah gözlerim mıhlı uzağa
Atimde bir müphem geçmişin yadı
Tanrıların gazabına uğramış
Metruk bir gemiyim her yanım lodos
Dürbünümde kanat kanat bir alkış
Saklı düşlerimden kaçkın albatros
Bir mücrim titreten tülün ardından
Günahım itiraf ettiğim cübbe
Görmeden aşina olan kadından
Önümce bir serap: Bin parça Kabe
Kırdığım zincirin beyin zarımda
Çapağı bir kıymık çıkmaz aklımdan
Yedi deniz altı yön nazarımda
Tanrıçamdan yedi kollu bir şamdan
Omzumda albatros hüsn-ü alamet
Dümenimi kırdığım bu tebessüm
İçerimde uğul uğul kıyamet
Yirmi dört yılımı çağıran hüküm
Bu ummanın ardı bir beyaz sahil
Zaman muhasibi yıldız kadar kum
Bu ummanın ardı bir munis yeşil
Tanımadan aşinası olduğum
M. Bahadırhan Dinçaslan
Albatros: bkz: The Rime of the Ancient Mariner
Hafız'ı perişan eden melal: bkz: Abends Wenn Die Fremden Beten
Etiketler:
Albatros,
M. Bahadırhan Dinçaslan,
Şiir
12 Ekim 2014 Pazar
Şaman Uyanışı
Ay dedemdir toprak anam
Kabe'dir bana dağlarım
Kuzguna yem oldum sunam:
Ağıt benimdir ağlarım
Bala oğul koca deden
Yedeğinde arslan güden
Ölüler benim ya, neden
Benim değildir sağlarım?
Kuza buza kesmiş bozkır
Oba kör tanrılar sağır
Sibir'den bahar yaratır
Yenisey olur çağlarım
Yeşile çalar bu sarı
Uranım sarar bozkırı
Devşiririm yıldızları
Yarin boynuna bağlarım
M. Bahadırhan Dinçaslan
Kabe'dir bana dağlarım
Kuzguna yem oldum sunam:
Ağıt benimdir ağlarım
Bala oğul koca deden
Yedeğinde arslan güden
Ölüler benim ya, neden
Benim değildir sağlarım?
Kuza buza kesmiş bozkır
Oba kör tanrılar sağır
Sibir'den bahar yaratır
Yenisey olur çağlarım
Yeşile çalar bu sarı
Uranım sarar bozkırı
Devşiririm yıldızları
Yarin boynuna bağlarım
M. Bahadırhan Dinçaslan
Etiketler:
irticalen,
M. Bahadırhan Dinçaslan,
şaman uyanışı,
Türkü
21 Eylül 2014 Pazar
Yolda Yürürken
"Ey alemlerin şeytanı altı zincirim şahit
Derinliklerden adını çağırdım, duymadın mı?"1
Küçük ölümlere gebe tesellisi şairin2
Yol önümde kıvrım kıvrım mezarıma çıkıyor
Tersyüz olmuş bir ilahi uzaktan derin derin3
Peşimsıra bir İstanbul kesif pejmürde dekor
Yürüyorum: Her akşamki dilencime son bahşiş:
"Ben bu yaradan ölürüm. Bu son akşam yemeği."
El açıyor karanlığın mahzenindeki keşiş4
Ufkuma diş gösteriyor bir Endülüs köpeği5
Hangi sürreal tablonun kaçkını bu ucube?6
Ben değilim! Ben değilim bu gözlerden akseden
Hangi acemi mimarın halt edişi bu kubbe?
Beyin zarımda bu hangi gülden yadigar diken?
Sümmani'yi bedbaht eden o melalin ağında7
İmdi yolum bir ummana düştü baba erenler!8
Ben bir titrek atar damar tanrının şakağında
Aklım bin leş bakiyesi kadim musalla mermer
Mariana çukuruna gömdüğüm anılarım9
Ve en mahcup arzularım şimdi haşr u kıyamda
Güneşim batıdan doğdu nefsim çıplak ve yarım
İşte encam-ı mevudum gün aşırı rüyamda
Karşımda yekpare yalan ve tahayyül bir dişi
Fakat ben İsa değilim cezbine koşuyorum10
Apaçık tanrıyı inkar beni davet edişi
Önünce sücudda başım, aklım, gönlüm, gururum
Baktın yolumda yürürken neden, ne vardı bende?
Yoksa gözlerim gözünden bir şey mi umsun kadın?
Menzilimiz cehennemdir hissim odur ki sen de
Bu lanete en az benim kadar mahkumsun, kadın.
M. Bahadırhan Dinçaslan
Dipnotlar:
1: Bkz: Nimela Libbar
2: "La petite mort"
3: Bkz: "De profundis clamavi ad te, Domine"
4: "Gördüm ki, adım adım, gölge gölge keşişler.
Ebedi karanlığın mahzenine inmişler..."
Necip Fazıl
5: Bkz: Un Chien Andalou
6: Bkz: Waldeinsamkeit
7: "Kalbimde vardı Byron'u bedbaht eden melal"
Yahya Kemal
8: "Senin yolun bir ummana düşüptür"
Sümmani Baba
9: Bkz: La Bohème di Mariana
10: İsa'ya, rivayete göre "dünya", bir süslü kadın suretinde görünmüştür, onun nefsini sınamıştır. Tabii İsa kadını reddetmiştir.
Derinliklerden adını çağırdım, duymadın mı?"1
Küçük ölümlere gebe tesellisi şairin2
Yol önümde kıvrım kıvrım mezarıma çıkıyor
Tersyüz olmuş bir ilahi uzaktan derin derin3
Peşimsıra bir İstanbul kesif pejmürde dekor
Yürüyorum: Her akşamki dilencime son bahşiş:
"Ben bu yaradan ölürüm. Bu son akşam yemeği."
El açıyor karanlığın mahzenindeki keşiş4
Ufkuma diş gösteriyor bir Endülüs köpeği5
Hangi sürreal tablonun kaçkını bu ucube?6
Ben değilim! Ben değilim bu gözlerden akseden
Hangi acemi mimarın halt edişi bu kubbe?
Beyin zarımda bu hangi gülden yadigar diken?
Sümmani'yi bedbaht eden o melalin ağında7
İmdi yolum bir ummana düştü baba erenler!8
Ben bir titrek atar damar tanrının şakağında
Aklım bin leş bakiyesi kadim musalla mermer
Mariana çukuruna gömdüğüm anılarım9
Ve en mahcup arzularım şimdi haşr u kıyamda
Güneşim batıdan doğdu nefsim çıplak ve yarım
İşte encam-ı mevudum gün aşırı rüyamda
Karşımda yekpare yalan ve tahayyül bir dişi
Fakat ben İsa değilim cezbine koşuyorum10
Apaçık tanrıyı inkar beni davet edişi
Önünce sücudda başım, aklım, gönlüm, gururum
Baktın yolumda yürürken neden, ne vardı bende?
Yoksa gözlerim gözünden bir şey mi umsun kadın?
Menzilimiz cehennemdir hissim odur ki sen de
Bu lanete en az benim kadar mahkumsun, kadın.
M. Bahadırhan Dinçaslan
Dipnotlar:
1: Bkz: Nimela Libbar
2: "La petite mort"
3: Bkz: "De profundis clamavi ad te, Domine"
4: "Gördüm ki, adım adım, gölge gölge keşişler.
Ebedi karanlığın mahzenine inmişler..."
Necip Fazıl
5: Bkz: Un Chien Andalou
6: Bkz: Waldeinsamkeit
7: "Kalbimde vardı Byron'u bedbaht eden melal"
Yahya Kemal
8: "Senin yolun bir ummana düşüptür"
Sümmani Baba
9: Bkz: La Bohème di Mariana
10: İsa'ya, rivayete göre "dünya", bir süslü kadın suretinde görünmüştür, onun nefsini sınamıştır. Tabii İsa kadını reddetmiştir.
Etiketler:
gotik,
Gotik Şiir,
M. Bahadırhan Dinçaslan,
Şiir,
Yolda Yürürken
15 Eylül 2014 Pazartesi
Gülendam
"Gülendam, Gülendam Avşar gelini..."
Ilgıt ılgıt esen seher yelleri
Bizim yaylaları aşar Gülendam
Eletir de pencerenden içeri
Ahım yaprak olur düşer Gülendam
Davamız kalıpsa mahşere değin
Ahiri bir olur kul ile beğin
Zamana bırakma insan dediğin
Bir gün ölür üç gün yaşar Gülendam
Göç vakti bir kıran çattıysa bize
Pervası yok gönlün dağa denize
Dur desen çağlamaz yaylada göze
Gel desen dağlarım koşar Gülendam
Düşerim yollara azıksız susuz
Batınım toy şenlik zahir yalavuz
Güneyde bir yıldız gözün kılavuz
Deme "bu yolundan şaşar" Gülendam
Avşar dağlarında yarlar koyaklar
Bilinmez bir nice mucize saklar
Çöller içre yangınsa da dudaklar
Gönül bir ummana düşer Gülendam
M. Bahadırhan Dinçaslan
Ilgıt ılgıt esen seher yelleri
Bizim yaylaları aşar Gülendam
Eletir de pencerenden içeri
Ahım yaprak olur düşer Gülendam
Davamız kalıpsa mahşere değin
Ahiri bir olur kul ile beğin
Zamana bırakma insan dediğin
Bir gün ölür üç gün yaşar Gülendam
Göç vakti bir kıran çattıysa bize
Pervası yok gönlün dağa denize
Dur desen çağlamaz yaylada göze
Gel desen dağlarım koşar Gülendam
Düşerim yollara azıksız susuz
Batınım toy şenlik zahir yalavuz
Güneyde bir yıldız gözün kılavuz
Deme "bu yolundan şaşar" Gülendam
Avşar dağlarında yarlar koyaklar
Bilinmez bir nice mucize saklar
Çöller içre yangınsa da dudaklar
Gönül bir ummana düşer Gülendam
M. Bahadırhan Dinçaslan
Etiketler:
Gülendam,
M. Bahadırhan Dinçaslan,
Türkü
11 Eylül 2014 Perşembe
Naz Gazeli
Ey şuh-ı bi-rahm bût-i cân şah-ı huban naz etme
Kıl bir nazar, dil-i bizar sana kurban naz etme
Aşık usandırmaz el hak nâzın, kahrın, lutfun hoş
Gelsin tareb, gel bi-sebep ol mihriban naz etme
Sinende Safa vü Merve sayy edeyim lebbeyk ey
Kaldım sersem, ak ey zemzem, çağla bulan naz etme
Asman ağlar ve arş u ferş, ayan pinhan künt-ü kenz
Sil göz yaşım, kurban başım, derde derman naz etme
Yek gamzene katledeyim eşraf-ı Bağdad'ı men
Ey gül-efsun, çeyiz olsun mülk-ü İran naz etme
Kıyametim hasretindir Yecüc menem cihana
Sen taze-i Arnabud'san* men de Türkman, naz etme
Neshi, ciğer püryan oldu, çeşm u dil giryan oldu
Sen bigane, ben pervane, ele ayan, naz etme
M. Bahadırhan Dinçaslan
*"pek yürekli gerek âşık geçenler zîrâ
arnabud tâzesinin tîgi ci gerler toğ rar"
Kıl bir nazar, dil-i bizar sana kurban naz etme
Aşık usandırmaz el hak nâzın, kahrın, lutfun hoş
Gelsin tareb, gel bi-sebep ol mihriban naz etme
Sinende Safa vü Merve sayy edeyim lebbeyk ey
Kaldım sersem, ak ey zemzem, çağla bulan naz etme
Asman ağlar ve arş u ferş, ayan pinhan künt-ü kenz
Sil göz yaşım, kurban başım, derde derman naz etme
Yek gamzene katledeyim eşraf-ı Bağdad'ı men
Ey gül-efsun, çeyiz olsun mülk-ü İran naz etme
Kıyametim hasretindir Yecüc menem cihana
Sen taze-i Arnabud'san* men de Türkman, naz etme
Neshi, ciğer püryan oldu, çeşm u dil giryan oldu
Sen bigane, ben pervane, ele ayan, naz etme
M. Bahadırhan Dinçaslan
*"pek yürekli gerek âşık geçenler zîrâ
arnabud tâzesinin tîgi ci gerler toğ rar"
Etiketler:
Hece Vezniyle Gazeller,
M. Bahadırhan Dinçaslan,
Naz Gazeli
7 Eylül 2014 Pazar
İnci Gazeli
Gene ol sultan-ı huban nazından nişan verir
Gamzesinden çeşm-i mürde misl-i İsa can verir
Bir tekvin-i nev-mezamin dem-be-dem her edası
Sühan-ı aleme ol bût keremden ihsan verir
Nazar edene şefaat kadd u kameti el hak
Nazar ettiğine bahş-ı asman hüsn ü an verir
Va hayfa kim bi-vefadır ne sunar mey-i lâli
Ne özgeden kan dil-i zar demeye imkan verir
Kavl-i ezel zâl-i felek hasid-i nev-civandır
Rah vermez merhamet vermez yar-i girizan verir
Gam yeme ey dil-i pür-gam adl u vaad-i hakktır
Dağına göre kar veren yükünce tüvan verir
Neshi! Sabreyle kim cevre, sabır ehline umman
Ciğeri yeterse ahir dürr-ü nurefşan verir
M. Bahadırhan Dinçaslan
Gamzesinden çeşm-i mürde misl-i İsa can verir
Bir tekvin-i nev-mezamin dem-be-dem her edası
Sühan-ı aleme ol bût keremden ihsan verir
Nazar edene şefaat kadd u kameti el hak
Nazar ettiğine bahş-ı asman hüsn ü an verir
Va hayfa kim bi-vefadır ne sunar mey-i lâli
Ne özgeden kan dil-i zar demeye imkan verir
Kavl-i ezel zâl-i felek hasid-i nev-civandır
Rah vermez merhamet vermez yar-i girizan verir
Gam yeme ey dil-i pür-gam adl u vaad-i hakktır
Dağına göre kar veren yükünce tüvan verir
Neshi! Sabreyle kim cevre, sabır ehline umman
Ciğeri yeterse ahir dürr-ü nurefşan verir
M. Bahadırhan Dinçaslan
Etiketler:
Hece vezni ile gazeller,
M. Bahadırhan Dinçaslan,
Umman Gazeli
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)