28 Aralık 2014 Pazar

İttihat ve Terakki Destanı

İstinye sahile mısra tükürdüm
Belimde piştovum şeytan dürtmesi
Yirmi beş yılımı namluya sürdüm
Yazgımız elemle beşik kertmesi

...

Ben, komita Fuat, Fedai Cemil
Bir deniz cesaret bir tutam bıyık
Boynumuzda ilmek zehirli yeşil
Kanımızdan gül açtıran sarmaşık

Kim kaldı anason kokan geceden
Karabina gözlü gardaşlar hani
Resneli Niyazi, Kazım, bir de ben
Kafdağı'nda üç beş öksüz yabani

"Bir telgıraf çekin yörük Duran'a
Toroslarda redd-i ilhak uyansın
Bayrağa, silaha, yırtık Kuran'a
El basıp mahşere değin dayansın"

Cadde, sokak, çıkmaz, bir fısıltıdır
İhtilal kokuyor son defa boğaz
Gölgesinden korkan bir titrek nazır
Kılıyor ömrünce ilk defa namaz

Hakkı'nın sesidir gezen dolaşan
"Baskına hazırız baht olsun yaver"
Çeğen tepesine koyuyor nişan
Bugün Bab-ı Ali tırmanan Enver

"Ulan Hilmi, bayrak bekler Ardahan
Kemal Bey, Karakol boş mu koyulur?
Sırası mı? Uyan, Şahin Bey uyan
Çağır Özdemir'e, elbet duyulur"

Bir gece Tırablus cehenneminde
Saç sakal karışık at koşturanlar
Allah'a gülerek feda ceminde
Şeytanıyla kadeh tokuşturanlar

Hürriyet deyince Sarı Kemal'in
Mavi gözlerinde patlayan şahi
Altı defa Nevres, veyahut Tahsin
Hüviyeti sahte, kurşunu sahi

Deliydik, yürüsek bakmazdık arda
Damarlarımızda rakı akardı
Kan çanağı gözler, gece çadırda
Islığımız bile tütün kokardı
...

İstinye'de kimse duymadı bunu
Dağıldı teşkilat ve fırka; bildim
Ne düşmana sıkabildim kurşunu
Ne kafama sıkıp kurtulabildim

Fısıldadı bana derinden ruhum
"Arda bir oğul koy muradın için"
Bir kadın içindi şair olduğum
Tütünü bıraktım bir kadın için.

M. Bahadırhan Dinçaslan

4 Aralık 2014 Perşembe

Gülendam'a Son Mektup

I.

Anamın rahminde çakan şimşekten
Bir çatal gayızla geldim kapına
Ölümün gecinde hayattan erken
Bir hükmün avcunda tutsağım sana

Göz kapaklarının altında imza
Şavkımın rengarenk yarasındayım
Ürperdiğin, titrediğin her lahza
Boynunla omzunun arasındayım

Uğruna doğduğum, öldüğüm kadın
Cennetin ve cehennemin bendedir
Felaketin, neşen, belan, muradın
En gizli duana amin bendedir

Gülümse Gülendam avucunu aç
Damla damla topla beni göğünden
Ey gökler şamanı! Darısını saç
Pay isterim göklerdeki düğünden

Güneşin altında en yeni rüya
En eski hikaye bizimkisidir
Ben sana bir tuval gönlünce boya
Sen redifi benle örülmüş şiir

Ey kadim tenasüh belalı öykü
Ey latif yalanım, aziz gerçeğim
Öpmediğim dudaklarda bir türkü
Tutmadığım ellerinde çiçeğim

II.

Kaşın gözün birbirine kafiye
Bir hece azad et bana hediye
Tanrıya nazire yaptığı yerden

Gel Gülendam bir alamet ol da gel
Güneşin annesi gibi sen yüksel
Ufkumun incelip koptuğu yerden

Göğün çerağından seni çalayım
Öpeyim ben de bir Allah olayım
Allah'ın yüzünü öptüğü yerden

M. Bahadırhan Dinçaslan