21 Temmuz 2017 Cuma

Akşamın Kızı

Bir yasak öyküdür anlatsam mekruh
Anlatmasam içte bir tatlı sızı
Hiç güneş görmemiş bir vadide şuh
Akşamın kızıyla maceramızı

Yıldızlarla raksederken kirpiği
Öptüm de uyandı bir munis düşten
Rûhuma ruhundan içtiğim çiği
Nev-hayat bahşetti bu ilk öpüşten

El-aman! İçime aktı bir efsun
Kıvrandım, kasıldım taştım kabımdan
Tuz kokar nefesi, saçları yosun
Bakışları fener, kolları liman

Savruldum lodosta bir kayık gibi
İlticagahını hicrime sundu
Tanrılar şifası şakayık gibi
Yüzünü mağribe döndü soyundu

Kervankıran askısında muallak
Gurûbun üstünde libas üşür mü
Üşür mü, tanrıçam karşımda çıplak
Kırağıya kesmiş çoban üzümü

Titreyen akşamı aldım koynuma
Perdeyi çekerken kıskandı seher
Her gece halesi vururken cama
Bir başka öyküyü saklar perdeler

M. Bahadırhan Dinçaslan

12 Temmuz 2017 Çarşamba

Albatros III: Ölü Adamın Şarkısı

-Between the devil and the deep blue sea-

Denizin dibinde bir türkü söyler
Tuz kokan ağzıyla bir meçhûl reis
Zağlı bıyıkları serfürû eyler
Yedi deniz kavmi önünde bâis
Palasında hâlâ bir meşum kavis
Belây-ı bahr falezlerde bileyler
Hâlâ bir toy miço kadar muhteris

Bir uğurlu kuşun dümen suyunda
Nabzında iştiyak kös gibi vurur
Dün demir attığı korsan koyunda
Uğursuz bir rüzgar dolanır durur
Deniz kızlarının saçları kurur
Ebaenced ejderhalar toyunda
Med vakti erişir deniz kudurur

Bir kanlı şehrayin sahnesi lumboz
İşte şu köşede inleyen mecruh
Beyhude bir dua, feryat, istavroz
Tuzun tanrısına kurbanlık güruh
Dillerinde baba, oğul, kutsal ruh
Meşum meşum gıcırdayan abanoz
Zavallı öykünün encamı vuzûh

Şeytanla mavinin paylaştığı sır
Gözleri kıpkızıl, yüreği kara
O kadar hürdür ki Allah kıskanır
Bir zıpkın misali boz ufuklara
Amenna, attığı o müthiş nara
Uğuldadı dalgalarda bin asır
Saplandı, Allah'ın döşünde yara

Ölü dudakları yeşil-erguvan
Denizin dibinde bin yıldır kuru
Kollarında şuh dövmeler al elvan
Alnında yedi kat Süreyya nuru
Arsız türkülerin ufkuna doğru
Meçhul reis, neta olsun puruvan
Terk etmesin seni albatros uğru

M. Bahadırhan Dinçaslan