21 Eylül 2014 Pazar

Yolda Yürürken

"Ey alemlerin şeytanı altı zincirim şahit
Derinliklerden adını çağırdım, duymadın mı?"1

Küçük ölümlere gebe tesellisi şairin2
Yol önümde kıvrım kıvrım mezarıma çıkıyor
Tersyüz olmuş bir ilahi uzaktan derin derin3
Peşimsıra bir İstanbul kesif pejmürde dekor

Yürüyorum: Her akşamki dilencime son bahşiş:
"Ben bu yaradan ölürüm. Bu son akşam yemeği."
El açıyor karanlığın mahzenindeki keşiş4
Ufkuma diş gösteriyor bir Endülüs köpeği5

Hangi sürreal tablonun kaçkını bu ucube?6
Ben değilim! Ben değilim bu gözlerden akseden
Hangi acemi mimarın halt edişi bu kubbe?
Beyin zarımda bu hangi gülden yadigar diken?

Sümmani'yi bedbaht eden o melalin ağında7
İmdi yolum bir ummana düştü baba erenler!8
Ben bir titrek atar damar tanrının şakağında
Aklım bin leş bakiyesi kadim musalla mermer

Mariana çukuruna gömdüğüm anılarım9
Ve en mahcup arzularım şimdi haşr u kıyamda
Güneşim batıdan doğdu nefsim çıplak ve yarım
İşte encam-ı mevudum gün aşırı rüyamda

Karşımda yekpare yalan ve tahayyül bir dişi
Fakat ben İsa değilim cezbine koşuyorum10
Apaçık tanrıyı inkar beni davet edişi
Önünce sücudda başım, aklım, gönlüm, gururum

Baktın yolumda yürürken neden, ne vardı bende?
Yoksa gözlerim gözünden bir şey mi umsun kadın?
Menzilimiz cehennemdir hissim odur ki sen de
Bu lanete en az benim kadar mahkumsun, kadın.

M. Bahadırhan Dinçaslan

Dipnotlar:

1: Bkz: Nimela Libbar

2: "La petite mort"

3: Bkz: "De profundis clamavi ad te, Domine"

4: "Gördüm ki, adım adım, gölge gölge keşişler.
Ebedi karanlığın mahzenine inmişler..."
Necip Fazıl

5: Bkz: Un Chien Andalou

6: Bkz: Waldeinsamkeit 

7: "Kalbimde vardı Byron'u bedbaht eden melal"
Yahya Kemal

8: "Senin yolun bir ummana düşüptür" 
Sümmani Baba

9: Bkz: La Bohème di Mariana

10: İsa'ya, rivayete göre "dünya", bir süslü kadın suretinde görünmüştür, onun nefsini sınamıştır. Tabii İsa kadını reddetmiştir.

15 Eylül 2014 Pazartesi

Gülendam

"Gülendam, Gülendam Avşar gelini..."

Ilgıt ılgıt esen seher yelleri
Bizim yaylaları aşar Gülendam
Eletir de pencerenden içeri
Ahım yaprak olur düşer Gülendam

Davamız kalıpsa mahşere değin
Ahiri bir olur kul ile beğin
Zamana bırakma insan dediğin
Bir gün ölür üç gün yaşar Gülendam

Göç vakti bir kıran çattıysa bize
Pervası yok gönlün dağa denize
Dur desen çağlamaz yaylada göze
Gel desen dağlarım koşar Gülendam

Düşerim yollara azıksız susuz
Batınım toy şenlik zahir yalavuz
Güneyde bir yıldız gözün kılavuz
Deme "bu yolundan şaşar" Gülendam

Avşar dağlarında yarlar koyaklar
Bilinmez bir nice mucize saklar
Çöller içre yangınsa da dudaklar
Gönül bir ummana düşer Gülendam

M. Bahadırhan Dinçaslan

11 Eylül 2014 Perşembe

Naz Gazeli

Ey şuh-ı bi-rahm bût-i cân şah-ı huban naz etme
Kıl bir nazar, dil-i bizar sana kurban naz etme

Aşık usandırmaz el hak nâzın, kahrın, lutfun hoş
Gelsin tareb, gel bi-sebep ol mihriban naz etme

Sinende Safa vü Merve sayy edeyim lebbeyk ey
Kaldım sersem, ak ey zemzem, çağla bulan naz etme

Asman ağlar ve arş u ferş, ayan pinhan künt-ü kenz
Sil göz yaşım, kurban başım, derde derman naz etme

Yek gamzene katledeyim eşraf-ı Bağdad'ı men
Ey gül-efsun, çeyiz olsun mülk-ü İran naz etme

Kıyametim hasretindir Yecüc menem cihana
Sen taze-i Arnabud'san* men de Türkman, naz etme

Neshi, ciğer püryan oldu, çeşm u dil giryan oldu
Sen bigane, ben pervane, ele ayan, naz etme

M. Bahadırhan Dinçaslan

*"pek yürekli gerek âşık geçenler zîrâ
arnabud tâzesinin tîgi ci gerler toğ rar"

7 Eylül 2014 Pazar

Umman Gazeli

Gene ol sultan-ı huban nazından nişan verir
Gamzesinden çeşm-i mürde misl-i İsa can verir

Bir tekvin-i nev-mezamin dem-be-dem her edası
Sühan-ı aleme ol bût keremden ihsan verir

Nazar edene şefaat kadd u kameti el hak
Nazar ettiğine bahş-ı asman hüsn ü an verir

Va hayfa kim bi-vefadır ne sunar mey-i lâli
Ne özgeden kan dil-i zar demeye imkan verir

Kavl-i ezel zâl-i felek hasid-i nev-civandır
Rah vermez merhamet vermez yar-i girizan verir

Gam yeme ey dil-i pür-gam adl u vaad-i hakktır
Dağına göre kar veren yükünce tüvan verir

Neshi! Sabreyle kim cevre, sabır ehline umman
Ciğeri yeterse ahir dürr-ü nurefşan verir

M. Bahadırhan Dinçaslan