27 Mart 2018 Salı

Zakir

-Yağız Ozan'a nazire-

Sofiyane bir vecd üstümde tülbent
Bir buse bırakır rûha nihavent
Önüme çekilir masivadan bent
Bir hırka, bir asa aşar gelirim

Tayy-i mekan, tayy-i zaman, yerimde
Sayarım yürüyüş kararı; müjde!
Bin yıl ve bir adım kaldı Muid'e
Makamım hayretî, şaşar gelirim

İncecik sekarat, cılız nefesi
Verirken, vücudun bu son raşesi
Kırılır Davud'un sırça kasesi
Bin yeni gözeden taşar gelirim

Zonklayan esrar şah damarımda hûş
Nabzımda bin ölüm, bin yeni doğuş
Ey ukbadan bana açılan ağuş
Üç günlük dünyayı yaşar gelirim

M. Bahadırhan Dinçaslan

12 Mart 2018 Pazartesi

Sanhedrin

Bir müphem ümitle titreşir ufuk
İkrarının yükü sırtında kambur
Takılır gözleri bir kelebeğe
Uzatır boynunu kanlı kütüğe
Annesinin kandırdığı bir çocuk

Yazgıya boynunu eğişi mağrur

Kuru elleriyle ihtiyar adam
Bir şabbat ağıdı inleyip durur
Uyanır Celile horoz sesine
Günahsız kuzunun can kafesine
Cebel Musa olur kurulur makam

İlk taşı atanın elleri kurur

Sükut orucunda günahkar kadın
Hakikat ağırdır, dili tutulur
Gözlerinin derininde bir bulut
Baş taşı üstünde dikilir bir put
Boğazlanıp gömülmüş bir tanrının

Gizler göz yaşını ipince yağmur

M. Bahadırhan Dinçaslan

26 Şubat 2018 Pazartesi

Castrum Doloris

Kımıl kımıl taze ölüm gölgesi
Dolanıyor odada son nefesi
Her köşede birer şeytan pusuyor

Bir soğuk parıltı kirpiklerinden
Süzülüyor buzul mavi, derinden
Sönmüş dudakları mermer kusuyor

Keşişlerin dillerinde terennüm
İnliyor uzaktan uğursuz kudüm
Gözü açık gitmiş Meryem, susuyor.

M. Bahadırhan Dinçaslan


14 Şubat 2018 Çarşamba

Uğurlayan

-Bir AŞTİ şiiri-

Uzanır bir kabus gibi ev yoluna istasyon
Bir zebani hevesiyle gözler yolumu balkon
Gözlerimde cin cümbüşü odamda bir helezon
Her köşede cennetinden sürgün bir melek ağlar

Omzum düşer Atlas yükü üstüme bırakılır
Duvarlarda silüetin gözlerime takılır
Uzanırım yorgan tabut üzerime çakılır
Yastık başımda matemde altımda döşek ağlar

Bir intihar ürpermesi uyanırım uykumdan
Hafakanlar üşüşür en iptidai korkumdan
Hatırlarım yıldız gibi kayışını ufkumdan
Gözümde anne sütünden kesilmiş bebek ağlar

M. Bahadırhan Dinçaslan

11 Şubat 2018 Pazar

Afrin Ağıdı

Bir lahuti terennümle bin atlı
Dolu dizgin sahipkıran kanatlı:

Gökyüzünü ıssız koyup göçtüler.

Yerin suyun ıssıları beraber
Kül Tegin'in altına birer birer:

Adlarını taşa oyup göçtüler.

Gök Börü'nün düştüler gök izine
Oturdular tanrının sağ dizine:

Nama kanıp, şana doyup göçtüler.

Nallarının çıngısından yadigar
Yıldızları sürdü peşinden rüzgar:

Tinlerini tenden soyup göçtüler.

M. Bahadırhan Dinçaslan


30 Ocak 2018 Salı

Petite marchande d'illusion

Zülfü inmiş yanağına yarımaya nazire
Bütün mahalle aşığı; belki hala bakire
Gençler istâreye yatar sokağımdan geçerken

Salınır nazar-ber-kadem çehresi bize mekruh
Zamanı durdurur yosma öyle nazlı, öyle şuh
Nabız bile yavaş atar sokağımdan geçerken

Bakanın göz kapağında meşum şaklar kırbacı
Yılankavi saçlarıyla bu küçük işportacı
Gözbağları alır satar sokağımdan geçerken

M. Bahadırhan Dinçaslan

11 Ocak 2018 Perşembe

Donan Adam

Şehri bir buğulu kisveye sarar
Islığımda helezon çizen esrar
İçimde anadan üryan kıyamet

Duvar diplerinde kıvrılan ecel
Çatıdan omzuma uzanan bir el
Soğuk dişleriyle sarkan burudet

Öncekinden daha çetin her adım
İçimde bahara amansız hasım
Zemheri çöküyor kastı cinayet

Pul pul tırmalıyor yüzümü rende
Kayboldum bir soğuk cehenneminde
Ne sokak lambası ne bir işaret

Önümce bir cinnet gölgesi yürür
Nefesi yüzüme buzul üfürür
Şehri ilmek ilmek ören hayalet

Bes bu sükut kulak zarımı deldi
İşte bir kefere imana geldi

Merhamet Allahım biraz merhamet!

M. Bahadırhan Dinçaslan