23 Mart 2026 Pazartesi

Gence Yolunda

"Gəncə'də bir qız var, teli durnadı,
Günəşə sən çıxma, mən çıxım deyir!"

Gence'ye giderem yüküm çiçekti
Qafqaz'ın omzunda Gence pürçekti
Düşününce Gence bir vaxt ne çekti
İnsan silinseydi yaddaşım deyir

Canı tez bir kısrak şimdi hayalım
Gence'ye varınca yuları salım
Gence'nin kızını oğluma alım
Kucağın yüzükse men kaşım deyir

Cavad'ın türküsü öz bulağında
Akar durur Gence'nin dudağında
Sadası akseder Qafqaz dağında:
Bahadır hardasan gardaşım deyir

M. Bahadırhan Dinçaslan

29 Ocak 2026 Perşembe

Erenler

Kalbimde kapkara mühür kapılarım kapandı
Nasip değilmiş kuluna yedi menzil yolculuk
Karşı kıyıda -nihayet- bir titrek kandil yandı
Elveda bahrine girdi -nihayet- seyr-i süluk

Ruhumda bir zemberek var saatleri sayılı
Tayy-ı zaman benim işim çağlar atlayacağım
Parmaklarımda bir fitil ruhumun muttasılı
Son sigaram bitince gör: Nasıl patlayacağım!

Bana nasip olmaz kıyam ki nefsime nispetle
Bedenim çoktan çürüdü: Gassal yedinde meyyit
Necatıma ümidim yok ikrah ve şikayetle
Sol omzuma sürgün düşen zavallı melek şahit

Yatağımda ölmem muhal bir beddua almışım
Sivriltip temren taktığım mahzun zeytin dalından
Buzul kesen kalbim gibi gelse gerektir kışım
Bir sabahın müştakıyım mağribin kızılından

Pir-i mugan sakalından ağulamış bademi
Çıktım kırklar makamına zehir kustum, erenler
Gaybın meçhul ricalinden isteyip müsa'demi
Kendimi dinlemek için artık sustum, erenler.

M. Bahadırhan Dinçaslan

8 Ocak 2026 Perşembe

Lazımsa

"...Bize vacib Kemal efzayiş-i sabr ü metanettir
Felek de her cefasın eylesin müzdad lazımsa."

Oluruz ger tebenniye fethi Murad lazımsa
Buluruz her Süleyman'a bir Belgrad lazımsa

Meyus olma ki layığın bu beyaban değildir
Arş'ı fethedelim ey Türk sana bilad lazımsa

Payinde bulur mesnedin ahkam-ı ehl-i vatan
Kalk kıyama öz kuyunda bir istinad lazımsa

Ağnama etsin iktida layık mı ki serahin?
Öz deden yeter kudveye kavl-i ecdad lazımsa

Üfle Sur senin elinde gözle sensin alamet
Fehmet sensin sahip-kıran halka müjdad lazımsa

Uyuma hab-ı gaflettir ağulanıp yattığın
Sancağa bak yol bulmaya şayet ferkad lazımsa

Tabl-ı mah-ı hab-avere çub-ı dübb-ü asgarı
Urayım uyandırmaya ger serenad lazımsa

M. Bahadırhan Dinçaslan

2 Kasım 2025 Pazar

Köyü Arayan Adam

Ben yolumu kaybettim kervankıran peşinde
Bir işaret arıyorum göğün keşmekeşinde
Gök, kehkeşan aranır.

Ağır aksak yürüyorum gülüşüyor beyaban
Alışmadık bu yollarda bacaklarım daltaban
Bir küheylan aranır.

Bu hallere düşeceğim hiç gelmezdi aklıma-
Yadırgılar vakıf oldu bütün gizli saklıma
Genc-i pinhan aranır.

Hani, aşığın içinde acabalar tutuşur
Gece köylerde aniden loş lambalar tutuşur
Sevmeye can aranır-

Öyle bir yılan içimde düğümlenen iştiyak
Ciğerlerim kımıl kımıl kulağımda çıngırak
Yeni vatan aranır.

Ukdelerim yosun tuttu öykülerim hep yarım 
Ruhuma fitil tutmaktan sararmış parmaklarım
Bir yatağan aranır.

M. Bahadırhan Dinçaslan

15 Eylül 2025 Pazartesi

Calaf'ın Şarkısı




Gözlerin karşıda bir titrek kandil,
Kollarım takatsiz deniz dalgalı,
Deneyip yenildim bunu böyle bil:
Belamı aradım, sonunda buldum,
Bir amansız turkuazda boğuldum.

Kimsesiz ve çıplak, sarhoş ve sefil
Bir kahraman böyle boğulmamalı.
Ruhumun dibine indi iskandil,
Boyumu aşıyor girdabı çetin,
Gözleri ışıyor bir hayaletin.

Gözlerime bakamadı Azrail.
Kulağımda malum Uygur masalı,
Avcumda sımsıkı verdiğin mendil,
Denizin misafir katına indim,
Ve ilk defa yokluğuna sevindim.

Aklımda tersinden yazılmış İncil,
Sayfaları yanmış, cildi yamalı,
İnsanı çıldırtan binlerce nakil,
Bin yaşında bir Yahudi getirdi,
Kalbime dağlandı beni bitirdi.

Beni düşündüren encamım değil,
Korkarım ilhamla dolup kavalı
Bir gün erken uyanınca İsrafil;
Kalbimin kitabı karaya vurur,
Korkarım - vatanım sararır, kurur.

Beni neden istemedi bu sahil?
Bu kıvrımlı kumsal kimlerin malı?
Ne tazminat bana ne ecrimisil.
Ağladığım yanıma kâr kalacak.
Ne balbal benden ne mezar kalacak.

Gagasında tuz tanesi ebabil,
Üzerime kanat açtı açalı,
-Bir zalim mukallip, meşum muhavvil-
Aşinasıyım bu acımsı tadın,
Nafile çabanın, boşa inadın.

Beyhudedir belki, buna mukabil
Bıraktım can havli tuttuğum dalı.
Derviş gibi munis ve mütevekkil,
Akıntı vurdukça süzülüyorum,
Ne seviniyor ne üzülüyorum.

Denizin dibinde bir köhne mahfil:
Erken ölen şairlerin gassalı,
Sakalları yosun gözleri çipil,
Sualtı şehrinde ayin yapıyor,
Bir çirkin suretli puta tapıyor.

"Ey bela! Heyula! Melun nekrofil!"
Boğuk bir çığlıkla tutup sakalı,
Doladım elime zehirli yeşil.
Haykırdım, çıkmadı kelimelerim,
Asitle dağlandı soyuldu derim.

Ben kulaçladıkça uzayan menzil 
Ben miyim nafile yükün hamalı?
Deniz kızlarına gülmeli temsil
Ciğeri fokurdar bir garip koro:
Tanrıları eğlendiren tiyatro.

İşte serencamım: kahpece rezil,
Kendi cenazemin benim tellalı!
Çocuksu mazime dilimde tekmil:
Kaderim böyleymiş, ağlama annem,
Anladım, anladım sonum cehennem.

Neden sevemedin beni ey katil?
Ey halveti ucuz, vaslı pahalı
Ey ülkü, ey çeşm-i giryan karanfil!
Oysa bendim senin sadık güveyin
El sever mi seni hiç bencileyin?

Uyuma! Zafere kurbanım kefil
Maralı alır mı çölün çakalı?
Uyuma, bu gece köşene çekil:
Sen Turan'ın kızı gözleri maun
Ben zavallı oğlu Anadolu'nun!

Girdabımdan bir tufan boşalacak
Tuz çorak kollarım seni alacak!

22 Ağustos 2025 Cuma

Telli Turna

-Aşağıdan gelen telli turnalar
İçinizde telli turnam yok benim-

Kimi göğe direk olur kimi kervan aldatır
Göğümde kayması yakın bir yıldızım var benim
Kuzu beyaza boyayıp şavkıyacak şen şatır
Dünyadan son alacağım gökçe kızım var benim

Elim obam kurban olsun baktığım yerin süsü
Yüzün suyu hürmetine yaşadığım, öldüğüm
Yalnız seninle huzurlu gecelerin örtüsü
Yalnız seninle sıcaktır gündüz olunca göğüm

Kaf Dağı'na bir kızıl tan vaktinde baskın verip
Seni çaldım canım kızım Umay Ana düşünden
Altaylarda bir kardelen gözyaşından göğerip
Yeni tanrıçalar doğsun Türkane gülüşünden

Ağacını Binboğa'nın verdiği beşiğini
Savalan'dan esen yeller sallasın da uyutsun
Tan yerinin efendisi beklesin eşiğini
Yedi deden yanık ruhu odanda nöbet tutsun

Karanlıktan korkma sakın asma yüzün bir kere
Baban sağ oldukça kızım; günün, ayın olacak
Aşağıdan yukarıdan gelen turnalar içre
Soyumuzda ilk kez senin saklı payın olacak.

M. Bahadırhan Dinçaslan

8 Temmuz 2025 Salı

Oniki

-Metan gazıyla boğularak şehit olan 12 kahramana dair yapılan haberlerin kahrıyla-



On iki resim gördüm çok uzaktan çekilmiş
Küçük harflerle adlar: Mahsun, Özkan ve Kani
Gazeteler bir ağız basmakalıp sitayiş
Özden bir laf etmeye değmezler miydi yani?

Celalettin'in adı yanlış geçmiş kayıda
Böyle harcıalem mi bu ülkede boğulmak?
Yaşayanlar bağrıyor: Vatan sana can feda!
Ve feda edilenler: Sönmüş on iki ocak

İncedereli Avşar - Ümit biraz tanıdık
Ege'nin bilmiyorum oğlu kızı var mıydı?
Gerçi bilip bilmemem fark etmiyor ki artık:
Canım ülkem Türkiyem, evlatlarına kıydı

Elimiz boşa geldi uykuda mı bastılar?
Hani düşman değildi mağara çakalları?
Ahmetlerin evine iki bayrak astılar
Enver'imin kabrinde uzamış sakalları

Abdurrahman ve Fikret Furkan'ın peşindeler
Emretse evelallah ölürler icabında
Fakat böyle bir ölüm - can yakar ciğer deler
Bir zehir sızıyor bu gerçeğin hicabında

Kursağımda göllenir acı sitemli bir su
Tüküremem yutamam gark olurum bu hınca.
Biz öldürdük onları ne baskındır ne pusu-
Dostu düşman düşmanı dostumuzdan sayınca.

M. Bahadırhan Dinçaslan