20 Eylül 2021 Pazartesi

En Güzel Bekleyişe

-Müstakbel oğlum Elçibey Duran'a-

Yedi dağda yedi koyak yedi deden yatağı
Kırk gözede kırk üveyik ebelerinin sesi
Sen bu dağların oğlusun - Binboğa'dan aşağı
Hoş geldin kısa ömrümün en latif telaşesi!

Şimdi düşler görüyorsun bir yıldızın rahminde
Bir avcunda kan topağı birinde ay ışığı
Üç ocaktan yükseliyor adın her bir aminde
Allah kıskanıyor seni meleklerin aşığı!

Sen eşkıyalar ahfadı sen kafirlerin soyu
Beşiğin kurulsa gerek boz şahan yuvasına
Sen dünyadan alacaklı - lanetli kanın koyu
Doğacaksın asırlık bir meşum kan davasına

Ananın göz yaşlarını kine dizmiş bir kolye
Dededen kalma bir duruş: kısık gözlü ve mağrur
Terekende bir tabanca, namlusuna sürmeye
Babanın çürük dişleri - sana mirasım budur

Gezeceksin canım oğlum sen bu yerin yüzünde
Baş eğmeden, eğdirmeden, bir başına ve metin
Bedenin Kızıl Elma'da ruhun Kuray düzünde
Düşler, arzular ve ülkü: Budur tek emanetin

Seni gözlüyor bir deden sakalı buza kesmiş
Mavi gözleri ufukta kaskatı balbal gibi
Ninen hala ağıttadır mübarek göğsü geniş
Senin kaygınla çarpıyor ademde yorgun kalbi

Baktığı yer gün yaşığı dokunduğu yer yeşil
Kalplerde umudun remzi, dillerde mesel oğlum
Yalnız babanın kırışmış, mahzun gözleri değil
Binlerce göz üzerinde, bunu bil de gel oğlum

M. Bahadırhan Dinçaslan

31 Ağustos 2021 Salı

İsimsiz Dağların Gelini

"Men künnü nürün aynı carıgın
Berrikme aruvum seni üçün
Kanatlılanı carık cırların
Berrikme aruvum seni üçün"

Ardıçlı dağların eteklerinde
Toy tepreş kurulmuş halay çekilir
Köroğlu havası harman yerinde
Allah'a bıyıklı başlar dikilir

Ne imam ne dua - yalnızca rakı
Ne ahkam ne köşkem - yalnız kahkaha
Unutulmuş nice bir dilde şarkı
Küfür kıyam olur ağar Allah'a

Yaylanın al elvan yedi çiçeği
Layığının beliğinde gülümser
Yıldızca boşalır yüzünden çiği
İsimsiz dağlardan bir rüzgar eser

Kırk göze köpüğü hilkat mayası
Avcunda palamut bütün çeyizi
Meşelerin otuz yıllık rüyası
Surete bürünür şad eder bizi

Bu dağlar erkektir meşe bıyıklı
Gözleri kısıktır sesi derinden
Tetikte kulağı, kurulmuş aklı
Bir sesi bekliyor harman yerinden

Ebemkuşağından inci dökülür
Verilir muştusu taze gelinin
Yalçın yarları yerinden sökülür
Dağlarım üşüşür toyuna senin

Beklenen gelin gelince dağlara
Bulutları sarar bir ince "evet"
Ardıçlar fısıldar yaşlı pınara:

Kızlar geldi yaylamıza nihayet.

17 Ağustos 2021 Salı

Hudut Namustur

Haset çeker elbet yüksekten uçan
Erlikten anlamaz düşmandan kaçan
Ne bilsin mahfilde döllenen sıçan
Bize zından değil tuğyan kabustur
Apış aran değil - hudut namustur

Hamiyyet mayası meşreple yazdık
Tulparla Kobrayla Akreple yazdık
Palaska, postalla ve keple yazdık
Dağımda taşımda hep aynı düstur
Neyine batıyor? Hudut namustur!

Ey genç! Tan ağarır, hafifler acın
Kurdun eniğine denk midir hecin?
Ey bidad! Göğümde kükreyen gücün
Yeterse vicdanın sesini sustur
Bir vuruyor kalpler: Hudut namustur!

M. Bahadırhan Dinçaslan


9 Ağustos 2021 Pazartesi

Müntehir

İyi bilirdim, daim doluydu çaydanlığı
Seherde çorbacıda içerken karanlığı
Mırıldandığımız birlikte bir şarkıydı 

İzin isterdi benden kerih vakitten önce
Namaz kılardı ben de kafa bulurdum ince
Öteden beri öte alemler merakıydı

Düğümlendi kursakta onsuz aldığım yudum
Dost muyum? Adam mıyım? Ben de sizinle duydum:
Arkadaşım bu akşam kendi canına kıydı.

M. Bahadırhan Dinçaslan

12 Temmuz 2021 Pazartesi

Eyvah Gibi

Bir keşke vicdanımda
Sızlıyor günah gibi
Kum dolmuş limanımda
Yalnızım Allah gibi


Ne derdime bir kulak

Ne bir dil teselliye

Uyumak, hep uyumak

Yarın değişir diye


Gülümü yedi geven

Yeşili, kara bahtım

Yelkenlerimden kefen

Biçti bana hayatım


Kelebektir, eceli

Hemen gelir düşümün

Bin yıl ağıt bedeli

Bir lahza gülüşümün


Sürer bozduğum yemin

Sırtlan gibi peşini

Kendi cehennemimin

Ben yaktım ateşini


Rütbeler günden güne

Omzumdan sökülüyor

Öz kabrimin üstüne

Dişlerim dökülüyor


Bir gözümde cinayet

Öteki gözüm şahit

İğrenir benden elbet

Söndürdüğüm izmarit


Kulağımda işkence

Bir ince eyvah gibi

Göz kapağım önümce

Alem-i berzah gibi


Bakışlarımda ceset

Dudaklarım mülevves

Aynamda bir hayalet

Kursağımda bir heves


Benim benim düşmanım

Ben ettim ne ettimse

Kendimden çok pişmanım

Ebede uzar celse


Kuruyacak boş kafam

Mezar taşım olacak

Amel defteri sayfam

Bu kıtayla dolacak:


Bir keşke vicdanımda

Sızlıyor günah gibi

Kum dolmuş limanımda

Yalnızım Allah gibi

2 Temmuz 2021 Cuma

İki Çentik

Atalardan muştu geldi - tan yeri şimalinden
Bir yıldız bağışlıyormuş gözüme hilalinden
O benim gözleri mercan zülüfleri kömürüm

Kirpiklerimde ürperti - gözlerimin içinde
Bir turkuvaz tan saati ata ruhları zinde
Tepreş havasına çaldı dudaklarımda küfrüm

Muştuya sarılı kaygı ruhumda iki çentik:
Güzel başı Türklüğünün şehadetince dimdik
Gezsin diye mermilerin üstüne mi yürürüm?

Korkarım ki yad dokunur gül parmak uçlarına
Yahut yel değerse diye müstakbel saçlarına
Bir uslanmaz teyakkuzda geçecek bütün ömrüm

M. Bahadırhan Dinçaslan

5 Mayıs 2021 Çarşamba

Işınsu Ağıdı



-Sancısıyla büyüdüğümüz Emine Işınsu'ya-

Bukağıda kırılsa da dört yerinden kanadı
Çocukların düşlerinde taptazedir inadı-
Kartal namzedi bir serçe gök telek büyütüyor

Mayası bir güz gülünün bahara siteminden
Azap dolu toprakların kısır cehenneminden
Bir doğum sancısı rahmi gelecek büyütüyor

Göçtü, Kaf Dağı'nın ardı artık yemyeşil umut
Şimdi bir küçücük İlay maverada layemut
Benzinden ak topraklarda bir çiçek büyütüyor.

M. Bahadırhan Dinçaslan