11 Ocak 2022 Salı

Du sollst der werden der du bist

-İktidarın, toplumun ve ailesinin baskısı yüzünden tarikat zulmüne dayanamayarak canına kıyan Enes Kara'ya-

Her şeyi bilirler onlar Allah hangi eliyle
Tutunmuş da tırabzana Arş'a istiva etmiş
Onlar her şeyi bilirler - ben ne desem nafile
Toplamış tüm hasenatı bana masiva etmiş

Ben de bir şeyler bilirdim - mesela bana dair
Ben de bir şeyler yazardım - ama sevdiğim kıza
Fakat umrumda değildi kelam, fıkıh ve sair
Benlik değildi kasemler güne yahut yıldıza

Kendim olmak istemiştim yalnızca bir ben olmak
İddiasız ve buyruksuz kendi halinde biri
Ne var bilmeseydim ben de her şeyi köşe bucak
Yalnız aşık olduğumda karşılasam seheri?

Onlar benim yerime de bilirlerdi her şeyi
Olmaz dediler olamaz dedi anam ve babam
Sıtkım da sıyrıktı hani bu hayattan epeyi
Anladım ki yarında da boşa gidecek çabam

Ben de öldürdüm kendimi, ben yokum artık yeter
Ölmeseydim hayatımı başkası sürecekti
Öldürmeseydim kendimi yüz yaşımda bir hançer
Kör gözümü dağlayarak yine öldürecekti 

Alterius non sit qui suus esse potest.

M. Bahadırhan Dinçaslan



7 Ocak 2022 Cuma

Yakutsk'un Yalnız Kurdu

-Öldürdükleri ayının etini yerken "seni Ruslar öldürdü" diyerek orman iyelerinden medet uman ataların, "Kazak halkı Türk kardeşler sizinle" diyerek Rus işgal karakolunu ateşe veren torunlarına-

Ben bu Rus'u bataklık kokusundan tanırım
Küflü yeşil gözleri uğru kenafir bakar
Konuşsa kurbağalar harp ediyor sanırım
Sussa içinden kırk bir tilkiye kuyruk takar

Ebem dahi bilirdi Rus'un ne idüğünü
Ağam çağam taygada yağlı ayı avlasa
Anlatırdı aslında Rus'un öldürdüğünü
Ayının akrabası bilensin diye Rus'a

Kara çarları kaba kürkleri pire dolu
Kuduz it gibi daldı Nurgun Batır yurduna
Sonra kızıl bıyıklı Yör Körmös'ün öz oğlu
Balaların etini doldurdu avurduna

Mest olunca tünd olur Türk'ün namı cihanda
Mestim Oyunoğlu'nun öcünü alacağım*
Gece ayaz demeyip Rus aradım dört yanda
Kokusundan iz sürüp inini bulacağım

Ya bir sert bakışlı göz, ya da ağır bir yumruk
Kulluk tasması çıkmaz buyruk yahut izinle
Ateşimin sinsini size varsın mutluluk:
Direnin Kazak halkı Türk kardeşler sizinle

M. Bahadırhan Dinçaslan

*Stalin'in öldürdüğü Platon Oyunsky. Oyun Saka Türkçesinde şaman demektir.

Şiire ilham olan haber için tıklayınız.



31 Aralık 2021 Cuma

Cinayet Mahalli



Yer ananın kemikleri ekleminden kırılmış
Yırtmış sünmüş derisini - mide bulandırıyor

Kayalıklar arasından bir gözenin ıslığı
Kan kaynıyor uğul uğul gözü sulandırıyor

Yaramaz yıldızlar torlak meşeyi lafa tutmuş
Anlatıyor dün geceyi - epey ballandırıyor

Bin yıl geçse bu cesede kimseler rast gelemez
Cin düğünü ayağından asmış sallandırıyor

Sarız'da ihtiyar ebe biliyor da aslını
Sadede gelmiyor hala lafı dolandırıyor.

M. Bahadırhan Dinçaslan



3 Aralık 2021 Cuma

Doksan Dokuz



Başkimse köyünün yakınlarında
Kimsesiz bir başın taşı uyuyor
Bir küçücük tümsek yol kenarında
Konuşmuyor ama bizi duyuyor.

Köylünün yadından düşse de adı
Çoktandır ziyaret olmuş merkadı
Ebedi ribatın meçhul evladı
İşte bu mezarda şafak sayıyor

Köhne fakat ölü değil bu mezar!
Capcanlı, yakından kılarsan nazar:
Doğan güne her sabah selamı var
Doğmayan hilale gönül koyuyor

Bir yakın fetihin muştusu için
Yıldızı gözleyen şafağı, sakin
Elleriyle doksan dokuz erbain
Mübarek kanıyla ala boyuyor

M. Bahadırhan Dinçaslan



17 Kasım 2021 Çarşamba

Baş Ağrısı Şiiri

Şakağımın dikişi attı atacak Gülsüm
Sigaram nerde benim? Getir kurban olayım
Sabah göz bebeğinde bıraktığım tebessüm
Kül tablama döküldü - kaybolduğu yer meçhul
Akşam takınmam gerek söyle nerde bulayım?

Zihnimde bir mürekkep balığı boz bulanık
Hafakan denizinde yelkenim suya indi
Tuz ufalar dişimden titrek dudağım yanık
Duymuyorum kendimi içimde uğul uğul
Bir deprem çatırdıyor meşum ve mütemadi

Kemiğimin özünü kurtçuklar kemiriyor
Kalbimin tellerini dokuyor bir örümcek
Gözlerime yapışmış bir sülük semiriyor
Dökülüyor üstüme göğün kuşağı pul pul
Işık yok, karanlığı dörde kırar bir mercek

Sevincimi cinlerin kör metruk pazarına
Şeytan aldı götürdü, satamadan getirdi
Kan tükürdüm bahtımın hep yek gelen zarına
Son defa attım artık her ne gelirse kabul
Başım ağrıyor... Başım! Beynime kramp girdi!

M. Bahadırhan Dinçaslan



12 Kasım 2021 Cuma

Koynumdaki Yılan

 -Eşim Gülsüm'ün bana 'patlıcan burunlu' demesi münasebetiyle-

Hayat ona güzeldir vallahi elde törpü
Anlatır da anlatır benim gözümde çöpü
Gözündeki merteği anlatsan bayılandır

Ne senaryolar yazar eve geç geldim diye
İnanmayın hakkımda anlattığı bir şeye
Dedikodu kazanı işi gücü yalandır

Hem dolduran top odur hem de solduran soptur
Bütün bünyeme sızdı o ne sinsi mikroptur
İştihası dışında her şey "falan, filan"dır

Elde terlik başımda bir zından heyulası
Vurur her gün kafama bu Allah'ın belası
Evdeş değil yar değil koynumdaki yılandır.

M. Bahadırhan Dinçaslan

1 Kasım 2021 Pazartesi

Elçibey'in Gözleri

-Doğumunu saatleri sayarak beklediğim müstakbel oğlum Elçibey Duran'a-

Elçibeyim nasıl bakar babasının yüzüne?
Elçibeyim nasıl koklar anasının göğsünü?
Elçibeyim Elçibeyim gün görünsün gözüne
Dudağında kıvır kıvır yıldızların düğünü

Elçibeyim de yürür mü her sabah bu sokakta?
Şu parkta dizini yarar şurada bir kız öper
Sağ yumruğun şehadeti and içer mi ocakta?
Hangi aşka derviş olur, hangi mazluma siper?

Bilmem neye benzeyecek bilmem neyi sevecek?
Dedesinin bıyığından düşen yıldız tohumu
Ebesinin masalları küçük bağrında çiçek
Açar da gül rayihası serinletir ruhumu

Elçibey'in asi kanı koca şahan soyudur
Aslı kurttur kurda çeker avın aldırmaz ele
Ölür de bükülmez dizi babasının huyudur
Meğer kaptırmamış olsun gönlünü bir güzele

Garpta, şarkta alameti müjdeyle sezilecek
Taştığında yaylamızın kurt sulayan özleri
Yedi gezgin yedi gökte hizaya dizilecek
Hilal gibi açılınca Elçibey'in gözleri

M. Bahadırhan Dinçaslan