21 Şubat 2015 Cumartesi

Fırat Çakıroğlu'na Ağıt

-Türkmen ağıtsız ölmez. Oğuz töresince, irticalen-

Yara yara bir kavgaya
Girmeliydim kırat ile
Meydanda er dileyüben
Bir mukaddes murat ile

Nökerlik edip beyime
Yar olmaya konçuyuma
Şerefle şanla köyüme
Dönmeliydim berat ile

Dönemedim. Düşüp kaldım
Dolu içip yere çaldım
Tesellim ılgarı saldım
İşim olmaz Sırat ile

Tan yerini sarmış efkar
Açık gözüm ufka bakar
Kanım Tuna boyu akar
Gözüm yaşı Fırat ile...

M. Bahadırhan Dinçaslan

6 Şubat 2015 Cuma

Kaygusuz Donunda

"Padişahlar tacı ile tahtını
Boşlar gider bizim Abdal Musa'ya"

Baba Kaygusuz'dan geldi işaret
Yaran geldi bizim Abdal Musa'ya
Gören gözü oldu vasfında ayet
Kuran geldi bizim Abdal Musa'ya

Baba geyiğini saldı çayıra
Diledi ahirin mevlam kayıra
Düşünde içtiği meyi hayıra
Yoran geldi bizim Abdal Musa'ya

Dört kapı kırk makam sırrını bildik
Alemin boşundan dolusun aldık
Yad ile biliştik aşina kıldık
Yaran geldi bizim Abdal Musa'ya

Kaygusuz Abdal'ım, pir bildim seni
Dedim "helal eyle içtim badeni"
Dedi "bala oğul geçtin sen beni
Sıran geldi bizim Abdal Musa'ya"

M. Bahadırhan Dinçaslan

22 Ocak 2015 Perşembe

Suskun Gazel

"hugging the blade, 
waiting the years, 
hearing the music that nobody hears"

Ruz-ı mahşer dirilirim Hak olur epsem, susar
Sorarlar künyemi, babam lâl olur annem susar

Kelimelerle yükselir midemin acı suyu
Ciğerimde kan kokulu bir topak verem susar

Aralasam bir cılız âh çıkarır dudaklarım
Kursağımda uğul uğul bir fasl-ı matem susar

Karia'yı bilir misin? Gözbebeğim Karia!
Bakışımda bir tekinsiz kızıl cehennem susar

Beynimde bir sahipkıran gök tohumu cengaver
İçimde Allah'a gebe bir mücrim Meryem susar.

M. Bahadırhan Dinçaslan

Karia: Karia'yı bilir misin nedir ayetiyle anlatılan cehennem.
Sahipkıran: Belli yıldızların kesiştiği zamanda doğarak büyük bir adam olacağı müjdelenen insan. Timur'un kullandığı ünvandır.
Meryem: İsa'yı doğurduğunda suskunluk orucu tutmuştu.

17 Ocak 2015 Cumartesi

Vox Nihili

Bir başka tekvinde ben başka Lazar
Kahkaha gölgesi kibr-i İsa'da
Gitmezdim cehennem koksa da mezar
Çağıran Allah'ın oğlu olsa da

Hışımla tanrıya attığım künde
Elim alev alev Babek Hürremi
Hangi günah bağlar kefaretinde
İçimde kaç asır susan Meryem'i

M. Bahadırhan Dinçaslan

*Lazar ya da Lazarus, inanışa göre İsa tarafından ölümden çağırılan adam.
**Meryem, masum olduğunu kanıtlamak için Tanrı'nın emriyle susma orucu tutmuştu.


11 Ocak 2015 Pazar

Güldaniye

"Aklın ucu değer hiçe; 
Yol ararım içten içe. 
Kâinat uyur sessizce, 
Ben hep seni düşünürüm."
A.Karakoç

Ay karanlık ben yıldıza şeb-i yelda sorarım
Islığımda öksüz kalır tütün lekeli türküm
Gözlerime dolar tuz buz olmuş yekün eşarım
Su testisi su yolunda ben sana pek kırılgan
Uyurken de güzel misin? Ben seni düşünürüm
Yüzünü çizer tavanda ciğerlerimden duman

Sevdiğin bir türkü vardı söylesem gelir misin?
Sana yandım Güldaniyem seveni yakmak neden
Bir alamet gibi yüksel ay tenin hakkı için
Cehenneme pervam mı var sen bensiz uyuyorsun
Koy Allah beni unutsun seni düşünürüm ben
Güldaniyem sen Allah'ı rengine boyuyorsun

Vecd ile mezmur diyerek kısacık hikayeni
Tek kişilik dinim eder seni ben düşünürüm
Önüm sıra yürümekte görürüm de gölgeni
Bilmem ne zaman, nerede ve neden düşünürüm
Hep en güzel suretinde düşünürüm ben seni
Bir doyulmaz itikaftır ebeden düşünürüm

M. Bahadırhan Dinçaslan


28 Aralık 2014 Pazar

İttihat ve Terakki Destanı

İstinye sahile mısra tükürdüm
Belimde piştovum şeytan dürtmesi
Yirmi beş yılımı namluya sürdüm
Yazgımız elemle beşik kertmesi

...

Ben, komita Fuat, Fedai Cemil
Bir deniz cesaret bir tutam bıyık
Boynumuzda ilmek zehirli yeşil
Kanımızdan gül açtıran sarmaşık

Kim kaldı anason kokan geceden
Karabina gözlü gardaşlar hani
Resneli Niyazi, Kazım, bir de ben
Kafdağı'nda üç beş öksüz yabani

"Bir telgıraf çekin yörük Duran'a
Toroslarda redd-i ilhak uyansın
Bayrağa, silaha, yırtık Kuran'a
El basıp mahşere değin dayansın"

Cadde, sokak, çıkmaz, bir fısıltıdır
İhtilal kokuyor son defa boğaz
Gölgesinden korkan bir titrek nazır
Kılıyor ömrünce ilk defa namaz

Hakkı'nın sesidir gezen dolaşan
"Baskına hazırız baht olsun yaver"
Çeğen tepesine koyuyor nişan
Bugün Bab-ı Ali tırmanan Enver

"Ulan Hilmi, bayrak bekler Ardahan
Kemal Bey, Karakol boş mu koyulur?
Sırası mı? Uyan, Şahin Bey uyan
Çağır Özdemir'e, elbet duyulur"

Bir gece Tırablus cehenneminde
Saç sakal karışık at koşturanlar
Allah'a gülerek feda ceminde
Şeytanıyla kadeh tokuşturanlar

Hürriyet deyince Sarı Kemal'in
Mavi gözlerinde patlayan şahi
Altı defa Nevres, veyahut Tahsin
Hüviyeti sahte, kurşunu sahi

Deliydik, yürüsek bakmazdık arda
Damarlarımızda rakı akardı
Kan çanağı gözler, gece çadırda
Islığımız bile tütün kokardı
...

İstinye'de kimse duymadı bunu
Dağıldı teşkilat ve fırka; bildim
Ne düşmana sıkabildim kurşunu
Ne kafama sıkıp kurtulabildim

Fısıldadı bana derinden ruhum
"Arda bir oğul koy muradın için"
Bir kadın içindi şair olduğum
Tütünü bıraktım bir kadın için.

M. Bahadırhan Dinçaslan



4 Aralık 2014 Perşembe

Gülendam'a Son Mektup

I.

Anamın rahminde çakan şimşekten
Bir çatal gayızla geldim kapına
Ölümün gecinde hayattan erken
Bir hükmün avcunda tutsağım sana

Göz kapaklarının altında imza
Şavkımın rengarenk yarasındayım
Ürperdiğin, titrediğin her lahza
Boynunla omzunun arasındayım

Uğruna doğduğum, öldüğüm kadın
Cennetin ve cehennemin bendedir
Felaketin, neşen, belan, muradın
En gizli duana amin bendedir

Gülümse Gülendam avucunu aç
Damla damla topla beni göğünden
Ey gökler şamanı! Darısını saç
Pay isterim göklerdeki düğünden

Güneşin altında en yeni rüya
En eski hikaye bizimkisidir
Ben sana bir tuval gönlünce boya
Sen redifi benle örülmüş şiir

Ey kadim tenasüh belalı öykü
Ey latif yalanım, aziz gerçeğim
Öpmediğim dudaklarda bir türkü
Tutmadığım ellerinde çiçeğim

II.

Kaşın gözün birbirine kafiye
Bir hece azad et bana hediye
Tanrıya nazire yaptığı yerden

Gel Gülendam bir alamet ol da gel
Güneşin annesi gibi sen yüksel
Ufkumun incelip koptuğu yerden

Göğün çerağından seni çalayım
Öpeyim ben de bir Allah olayım
Allah'ın yüzünü öptüğü yerden

M. Bahadırhan Dinçaslan