30 Nisan 2011 Cumartesi

Sokak Lambası II


Ruhum sığmıyor artık bu kokuşmuş cesede,
İçimde ben olmaktan kurtulmanın çabası,
Gece,kadın misali,şehvetle 'Gel! ' dese de,
Karşıdan göz kırpıyor bana sokak lambası...

Aydınlığın timsali o yapayalnız lamba,
Benim gibi sahipsiz, benim kadar çilekeş,
Dünya,sahne misali,plastik ve muşamba,
Nerde, hava, toprak ve suya ruh veren ateş?

Kainat yüz çevirmiş bana,düşman kesildi,
Cerrah yarama bakmaz,tabib vermez ilacı,
Katip meleğim küsüp defterden kaydım sildi,
Ezdiğim karıncalar gıyabımda davacı...

Sen de dava et, hakim tek celsede bitirsin,
Mansur gibi dara çek, Nesimi gibi yüzdür,
Gasteye ilan verdim,bulabilen getirsin,
Benliğimi ben sende kaybettim,hükümsüzdür...

2007
M. Bahadırhan Dinçaslan

Meraklısına not:

Lisede yatılı okurken, yurt odamda her gece baykuş gibi tünediğim pencere kenarının tam karşısında bir sokak lambası vardı. Dağın başında, kimsenin geçmediği bir yerde. İşin garibi, yol üstü olan kimi yerde yoktu sokak lambası. Ergenlik bunalımlarına gark olmuş bir gencin kendisini özdeşleştirmesi için ideal bir manzara.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder