17 Aralık 2013 Salı

Tengrin Nogai

-Kardeşim Koca Furkan Dinçaslan'a-

Köyümüzde, Tengrin Nogay, günler evine gitti
Ya bizim evimiz nere milyon yıllık acunda?
Benim gözlerimde mağrur bir Hun atlısı yitti
Senin bir Türkmen asıldı bıyığının ucunda

Deşt-i Kıpçak senin Türkmen Eli benim, dolaştık
Biz ki acun bekçisiyiz, tanrının itleriyiz
Bir kuzgun ardına düşüp Kaf Dağı'na ulaştık
Bir sen, bir ben bu davanın meçhul şahitleriyiz

Kim bilir hangi tanrıya başkaldırdı atamız
Bize düştü ölüp ölüp dirilerek ezası
Yeryüzüne çok fazla Türk gelmek idi hatamız
O dağ senin, bu yar benim göçe durmak cezası

Tengrin Nogay, yorulmak yok göçtür bizim kârımız
Kün tuğ bolgıl kök kurıkan, atamız dileğidir
Nerede olsak bekliyor ata mezarlarımız
Kurgandır Türk'ün beşiği ve kurgan ereğidir

Gam yeme ki gurbet değil gittiğin ata yurdu
Kan döktüğün, ölüp balbal diktiğin yer senindir
Unutma ki ata baban Rus elinde uyurdu
Tengrin Nogay! Sen de uyu, asrî hicranı dindir

M. Bahadırhan Dinçaslan

Notlar:

Kardeşim Koca Furkan Dinçaslan, Rusya'ya okumaya gitti. Kendisinin imzası Göktürk yazısıyla "Koça" sözcüğünden ibaret olduğundan, imzası da pasaportta yer aldığından "gam yeme abi, bir nevi Turan pasaportuyla gidiyorum" dedi giderken.

Anne tarafından dedelerimizin Ruslar tarafından öldürüldüğü malumdur. Ayrıca, Avşar Türkmeni babannemiz
günün batışını "günler evine gitti" diyerek anlatır.

Tengrin Nogai, Moğolca "bozkurt"un lakabı: Tanrının köpeği. Dinçaslan ailesinin yörük doğup bitmez tükenmez bir göçle lanetlenen fertlerinden en sevgilisi için bundan daha güzel lakap olamazdı.

Kün Tuğ Bolgıl Kök Kurıkan: Oğuz Kağan'ın sözü, "güneş tuğ olsun, gök çadır."

Mustafa Demir'in sesinden dinlemek için tıklayınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder